Sosyal Güvenlik Açısından İşveren Yükümlülükleri Ve Uygulama Esasları

SGK BaÅŸmüfettiÅŸi Mustafa KESKİN ve SGK MüfettiÅŸi Naci ÅžAHİN tarafından hazırlanan "Sosyal Güvenlik Açısından İşveren Yükümlülükleri Ve Uygulama Esasları" konulu kitabı çıktı.

İndirimli Orana Tabi İşlemlerde KDV İade Uygulaması

Vergi Denetmeni Kemal SARITAÇ ve Vergi Denetmen Yrd. Derya YONCA tarafından hazırlanan "İndirimli Orana Tabi İşlemlerde KDV İade Uygulaması " konulu çalışmaları sitemizin Bilgi Bankası…

5510 Sayılı Kanun

SGK MüfettiÅŸi Naci ÅžAHİN tarafından hazırlanan "5510 Sayılı Kanun" ile ilgili sunum sitemizin Bilgi Bankası bölümüne eklenmiÅŸtir. Tıklayınız...

Vergide Faiz Ve Zam

Åžirketimiz Bilgili Bağımsız Denetim ve YMM A.Åž. nin de katkılarıyla, Vergi Denetmeni Muharrem ÖZDEMİR tarafından yazılan "VERGİDE FAİZ VE ZAM" adlı kitap sitemizin Bilgi Bankasında yayınlanmıştır.…

Limited Ve Anonim Åzirket Ortaklarının Amme Borçlarından Dolayı Sorumlulukları

Hamza SİVRİKAYA

Vergi Denetmeni

Büyük Yazı Tipi - Küçük Yazı Tipi | Makale yayımlanma tarihi: 09.02.2009 | Toplam Okunma Sayısı: 4185

I-ÖZET

 

 

 

 

Vergi kanunlarına göre vergi alacağının asıl yükümlüsü vergi mükellefi veya vergi sorumlusudur. Bizzat mükellefler veya vergi sorumluları, tahakkuk eden bir verginin veya adlarına kesilen bir cezanın ödenmesinden sorumludur. Tahakkuk eden vergi veya kesilen cezanın bunlardan tahsili mümkün olmaz ise, kanunlarda belirtilen ÅŸartların mevcudiyeti halinde, vergi alacağının takip ve tahsili amacıyla kanuni temsilciler ve ÅŸirket ortaklarına müracaat edilmektedir.

 

 

 

BilindiÄŸi üzere tüzel kiÅŸiler, kanuni temsilciler vasıtasıyla temsil edilmektedir. Türk Ticaret Kanunu([1]) uyarınca kanuni temsilci; Limited Åzirketlerde müdürler, Anonim Åzirketlerde ise yönetim kuruludur.

 

 

 

 

§  Limited ÅŸirketlerde aksi kararlaÅŸtırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla ÅŸirket iÅŸlerini idareye ve ÅŸirketi temsile mezun ve mecburdurlar. Ortaklardan birisi müdür olabileceÄŸi gibi dışardan birisi de müdür olarak atanabilir.  

 

 

§  Anonim ÅŸirketler de  kanuni temsilciler vasıtası ile  temsil edilmekte olup  temsil organı yönetim kuruludur.( TTK.317)  Yönetim kurulu en fazla  üç yıl için  seçilir  Süresi biten yönetim kurulu  üyeleri ana sözleÅŸmede aksine bir hüküm yoksa  yeniden seçilebilirler.

 

 

 

 

4108 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle([2]), 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna([3]), "Kanuni Temsilcilerin Sorum1uluÄŸu" baÅŸlıklı Mükerrer 35'nci madde eklenmiÅŸtir. Mezkûr madde; Tüzel kiÅŸilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kiÅŸiliÄŸi olmayan teÅŸekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceÄŸi anlaşılan amme alacaklarının kanuni temsilcilerden ve tüzel kiÅŸiliÄŸi olmayan teÅŸekkülü idare edenlerden takip ve tahsiline yönelik hükümler içermektedir.

 

 

 

 

Aynı kanunun "Limited ÅŸirketlerin amme borçları" baÅŸlıklı 35’nci maddesinde ise; limited ÅŸirket ortaklarının, ÅŸirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceÄŸi anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doÄŸrudan doÄŸruya sorumlu olacakları belirtilmektedir.

 

 

 

Vergi Usul Kanununun([4]),"Kanuni Temsilcilerin Ödevi" baÅŸlıklı 10'ncu maddesinde ise; tüzel kiÅŸilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkiÅŸiliÄŸi olmayan teÅŸekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde, bunlara düÅŸen ödevlerin kanuni temsilcileri, teÅŸekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirileceÄŸi belirtilmiÅŸ ve temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna baÄŸlı alacakların, kanunî ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı hükme baÄŸlanmıştır.

 

 

Uygulamada özellikle limited ÅŸirket ortak ve temsilcileri veya müdürleri nezdinde ÅŸirketin vergi borçları ile ilgili olarak sıkça sorunların yaÅŸandığı görülmektedir. Makalemizin bundan sonraki bölümlerinde limited ve anonim ÅŸirketlerde ÅŸirket tüzel kiÅŸiliÄŸinden tahsil edilemeyen amme alacaklarının takip ve tahsilinde 5766 sayılı kanunla yapılan ilâve sonrası uygulama esasları, nitelikleri ve sınırları hakkında bilgi verilecektir.

 

 

 

 

 

 

II-GİRİÅz

 

 

 

 

Amme alacakları; 6183 sayılı  Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında kanunun 1 ve 2’nci maddeleri ÅŸümulüne giren alacakları ifade etmektedir. Bu alacakların takip ve tahsili ile tahsil edilememesi durumunda izlenecek yollar da aynı kanunla düzenlenmiÅŸtir. AÅŸağıda Limited Åzirket ve Anonim Åzirketlerin  ödenmemiÅŸ vergiler  karşısında ÅŸirket ortaklarının sorumluluklarına yönelik hükümler içeren kanun maddelerinin metinleri aÅŸağıdaki gibidir.

 

 

-  Ä°LGİLİ KANUN MADDELERİ;

 

 

 

 

-  6183 sayılı AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN

 

 

“Limited Åzirketlerin Amme Borçları”

 

 

Madde 35; 

 

 

(4369 sayılı Kanunun 21 inci maddesiyle deÄŸiÅŸen madde, Yürürlük: 29.7.1998) Limited ÅŸirket ortakları, (5766 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle deÄŸiÅŸen ibare, Yürürlük: 06.06.2008) ÅŸirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceÄŸi anlaşılan (*) amme alacağından sermaye hisseleri oranında doÄŸrudan doÄŸruya sorumlu olurlar ve bu Kanun hükümleri gereÄŸince takibe tabi tutulurlar.(**)

 

 

(5766 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle eklenen fıkra, Yürürlük: 06.06.2008) Ortağın ÅŸirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan ÅŸahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. (***)

 

 

(5766 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle eklenen fıkra, Yürürlük: 06.06.2008) Amme alacağının doÄŸduÄŸu ve ödenmesi gerektiÄŸi zamanlarda pay sahiplerinin farklı ÅŸahıslar olmaları halinde bu ÅŸahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur. (****)

 

 

(*) (5766 sayılı Kanunla deÄŸiÅŸmeden önceki ÅŸekli) ÅŸirketten tahsil imkanı bulunmayan

 

 

(**) (4369 sayılı Kanunla deÄŸiÅŸmeden önceki ÅŸekli) Limited ortaklıklarının amme borçları

 

 

Madde 35- Limited ortaklıkların ödenmeyen ve tahsil imkanı bulunmayan amme borçlarından dolayı ortaklar vazettikleri veya vazını taahhüt eyledikleri sermaye miktarında doÄŸrudan doÄŸruya mesul ve bu kanun hükümleri gereÄŸince takibata tabi tutulurlar.

 

 

(***)   (5766 sayılı Kanunla eklenen fıkra)

 

 

(****) (5766 sayılı Kanunla eklenen fıkra)

 

 

 

 

Kanuni Temsilcilerin SorumluluÄŸu”

 

 

Mükerrer Madde 35;

 

 

 (4108 sayılı Kanunun 11’nci maddesiyle eklenen mükerrer madde,) Tüzel kiÅŸilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kiÅŸiliÄŸi olmayan teÅŸekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceÄŸi anlaşılan amme alacakları, kanunî temsilcilerin ve tüzel kiÅŸiliÄŸi olmayan teÅŸekkülü idare edenlerin ÅŸahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.

 

 

Bu madde hükmü, yabancı ÅŸahıs veya kurumların Türkiye'deki mümessilleri hakkında da uygulanır.

 

 

Tüzel kiÅŸilerin tasfiye haline girmiÅŸ veya tasfiye edilmiÅŸ olmaları, kanunî temsilcilerin tasfiyeye giriÅŸ tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmaz.

 

 

Temsilciler, teÅŸekkülü idare edenler veya mümessiller, bu madde gereÄŸince ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilirler.

 

 

(5766 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle eklenen fıkra, Yürürlük: 06.06.2008) Amme alacağının doÄŸduÄŸu ve ödenmesi gerektiÄŸi zamanlarda kanuni temsilci veya teÅŸekkülü idare edenlerin farklı ÅŸahıslar olmaları halinde bu ÅŸahıslar, amme alacağının ödenmesinden müteselsilen sorumlu tutulur.

 

 

(5766 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle eklenen fıkra, Yürürlük: 06.06.2008) Kanuni temsilcilerin sorumluluklarına dair 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yer alan hükümler, bu maddede düzenlenen sorumluluÄŸu ortadan kaldırmaz.

 

 

 

 

            - VERGİ USUL KANUNU

 

 

"Kanuni Temsilcilerin Ödevi"

 

 

Md 10; TüzelkiÅŸilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkiÅŸiliÄŸi olmıyan teÅŸekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düÅŸen ödevler kanuni temsilcileri, tüzelkiÅŸiliÄŸi olmıyan teÅŸekkülleri idare edenler ve varsa bunların temsilcileri tarafından yerine getirilir.

 

 

(3505 sayılı Kanunun 2'nci maddesiyle deÄŸiÅŸen fıkra) Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna baÄŸlı alacaklar, kanunî ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye'de bulunmayan mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da uygulanır.(*)

 

 

Temsilciler veya teÅŸekkülü idare edenler bu suretle ödedikleri vergiler için asıl mükelleflere rücu edebilirler.

 

 

TüzelkiÅŸilerin tasfiye haline girmiÅŸ veya tasfiye edilmiÅŸ olmaları, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriÅŸ tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını da kaldırmaz.

 

 

(*)(DeÄŸiÅŸmeden önceki ÅŸekli) Yukarıda yazılı olanların bu ödevleri kasıt ve ihmalleriyle yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamıyan vergi alacakları kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınır. Bu hüküm Türkiye'de bulunmıyan mükelleflerin Türkiye'deki temsilcileri hakkında da uygulanır.

 

 

 

 

Tüzel KiÅŸilerin SorumluluÄŸu

 

 

Md 333;   Tüzel kiÅŸilerin idare ve tasfiyesinde Vergi Kanununa aykırı hareketlerden tevellüt edecek vergi cezaları tüzel kiÅŸiler adına kesilir.

 

 

Tüzel kiÅŸilerin kanuni temsilcilerinin vergi sorumluluÄŸu hakkında bu kanunun 10'uncu maddesi hükmü vergi cezaları hakkında da uygulanır.

 

 

(4369 sayılı Kanunun 81/A-14 üncü maddesiyle deÄŸiÅŸen fıkra) Bu Kanunun 359’ncu maddesinde yazılı fiillerin iÅŸlenmesi halinde bu fiiller için 359 ve 360’ncı maddelerde öngörülen cezalar bu fiilleri iÅŸleyenler hakkında hükmolunur.(*)

 

 

(*) (DeÄŸiÅŸmeden önceki ÅŸekli)(2365 sayılı Kanunun 59'uncu maddesiyle eklenen fıkra) Bu kanunun 344 (1-6 numaralı bentlerine giren fiiller) ile 358 ve 361'inci maddelerinde yazılı fiillerin iÅŸlenmesi halinde bu fiiller için 359, 360 ve 361'inci maddelerinde öngörülen cezalar tüzel kiÅŸilerin kanuni temsilcileri adına hükmolunur.

 

 

 

 

-  TÜRK TİCARET KANUNU

 

 

Madde 317- Anonim şirket idare meclisi tarafından idare ve temsil olunur.

 

 

Madde 503- Ä°ki veya daha fazla hakiki veya hükmi ÅŸahıs tarafından bir ticaret unvanı altında kurulup, ortaklarının mesuliyeti koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile mahdut ve esas sermayesi muayyen olan ÅŸirkete limitet ÅŸirket denir.

 

 

Ortaklar tarafından konulan sermaye için, anonim ÅŸirkette olduÄŸu gibi hisse senedi çıkarılamaz. 271inci madde hükmü limitet ÅŸirketler hakkında da caridir; ÅŸu kadar ki; limitet ÅŸirketler sigortacılık yapamazlar.

 

 

 

 

Madde 532- Ortaklar, sermaye koyma borçlarını yerine getirdikleri nispette, mesuliyetten kurtulurlar. Åzu kadar ki, ortaklara koydukları sermaye kısmen veya tamamen geri verilmiÅŸ veya haksız yere kar yahut faiz ödenmiÅŸ ise aldıkları para nispetinde mesuldürler.

 

 

Ortaklığın infisahı veya iflası halinde tasfiye memurları veya iflas idaresi, ortakların ödemeleri gereken borcu yukarıdaki hükümlere göre tespit ve talep ederler.

 

 

DiÄŸer ortaklar, karşılığı henüz tamamıyla ödenmemiÅŸ olan ÅŸirket paylarının ÅŸirketçe muteber ÅŸekilde devir veya rehin alınması halinde, pay karşılığının ödenmemiÅŸ olan miktarı nispetinde, müteselsil olarak mesul tutulurlar.

 

 

 

 

B - İDARE VE TEMSİL:

 

 

I - MÜDÜRLER:

 

 

 

 

ORTAK OLANLAR Madde 540 - Aksi kararlaÅŸtırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla ÅŸirket iÅŸlerini idareye ve ÅŸirketi temsile mezun ve mecburdurlar.

 

 

Åzirket mukavelesi veya umumi heyet kararı ile ÅŸirketin idare ve temsili ortaklardan bir veya birkaçına bırakılabilir.

 

 

KuruluÅŸtan sonra ÅŸirkete giren ortaklar, bu hususta umumi heyetin ayrı bir kararı olmadıkça, idare ve temsile mezun ve mecbur deÄŸildirler.

 

 

Limitet ÅŸirketin temsilcileri arasında bir hükmi ÅŸahıs bulunduÄŸu takdirde, ancak o hükmi ÅŸahıs adına limitet ÅŸirketin temsil ve idaresini üzerine almış bulunan hakiki ÅŸahıs limitet ÅŸirketin temsilcisi olarak tescil ve ilan edilir.

 

 

 

 

ORTAK OLMAYANLAR  Madde 541 - Åzirket mukavelesi veya umumi heyet kararıyla ÅŸirketin idare ve temsili, ortak olmayan kimselere de bırakılabilir. Bu gibi kimselerin salahiyet ve mesuliyetleri hakkında ortak olan müdürlere ait hükümler tatbik olunur.

 

 

III-LİMİTED ÅzİRKET ORTAKLARININ SORUMLULUKLARI

 

 

III. a - TTK Açısından Sorumluluk

Limited ÅŸirketler; Türk Ticaret Kanunun (TTK) 503-512’nci maddelerine göre kurulmuÅŸ tüzel kiÅŸiliÄŸi sahip sermaye ÅŸirketleri olup;

Ü                Tüzel kiÅŸilik kanuni temsilcileri vasıtası ile temsil edilir. Åzirketi idare etmek her ortak için ana sözleÅŸmede aksi belirtilmediÄŸi sürece hem bir hak hem de bir ödevdir. Ortaklar isterlerse bu haklarını idare ve temsil yetkilerini bazı ortaklara veya üçüncü ÅŸahıslara bırakabilecekleri gibi hak ve temsil yetkilerini de ayırabilirler. Limited ÅŸirketlerde kanuni temsil müdürlere aittir.(TTK.540) Müdür, ÅŸirket ortaklarından olabileceÄŸi gibi ÅŸirket ortağı olmayan dışarıdan atanmış kanuni ehliyeti olan diÄŸer  ÅŸahıslar da olabilir.(TTK.541) Ana mukavelede bir temsilci belirlenmemiÅŸse  bütün ortaklar müdür sıfatını haizdirler.

 

 

Ü                KuruluÅŸtan sonra ÅŸirkete giren ortaklar, bu hususta umumi heyetin ayrı bir kararı olmadıkça, idare ve temsile mezun ve mecbur deÄŸildirler.

 

 

Ü                Limited ÅŸirketin temsilcileri arasında bir hükmi ÅŸahıs bulunduÄŸu takdirde, ancak o hükmi ÅŸahıs adına limited ÅŸirketin temsil ve idaresini üzerine almış bulunan hakiki ÅŸahıs limited ÅŸirketin temsilcisi olarak tescil ve ilan edilir.

 

 

Ü                Ortakların sorumluluÄŸu koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlıdır.(Md 503)

 

 

Ü                Ortaklar, sermaye koyma borçlarını yerine getirdikleri nispette mesuliyetten kurtulacaklar, Ortaklara koydukları sermaye kısmen veya tamamen geri verilmiÅŸ veya haksız yere kâr yahut faiz ödenmiÅŸ ise aldıkları para nispetinde mesûl olacaklardır.(Madde 532)

 

 

Ü                Anılan madde hükmü mucibince TTK’da ortaklar bakımından sermaye koyma borçlarını yerine getirdikleri nispette “sınırlı sorumluluk ilkesi” benimsenmiÅŸtir.

 

 

Ü                Asli borç sermaye borcu, bu borcun alacaklısı da Limited ÅŸirket olmakta, sermaye borcunu tam olarak yerine getiren ortağın ÅŸirketten alacaklı üçüncü kiÅŸilere karşı sorumluluÄŸu da ortadan kalkmaktadır. Sermaye borcu olan ortağın ise ÅŸirketten alacaklı üçüncü kiÅŸilere karşı sermaye borcu oranında sorumluluÄŸu devam etmektedir.

 

 

Ü                Ortakların azami kayıpları fiilen ödedikleri sermayeyi kaybetmek ve taahhüt edip henüz ödemedikleri sermayeyi ödemek zorunda kalmaktan ibarettir.([5])

 

 

Ü                T.T.K, ÅŸirketten alacaklı üçüncü kiÅŸilere ÅŸirketten tahsil imkânı kalmayan ÅŸirket borçları nedeniyle ortaklara baÅŸvurma olanağı saÄŸlamamıştır.

 

 

 

 

III. b- Vergi Kanunları Açısından Sorumluluk

 

 

 

 

 

Limited ÅŸirketlerde, TTK açısından geçerli olan ortakların koymayı taahhüt ettikleri sermaye borcu dışında sorumluluklarının olmaması kuralı vergi hukuku açısından geçerli deÄŸildir. 6183 sayılı kanunun "Limited ÅŸirketlerin amme borçları" baÅŸlıklı 35’nci maddesinde; limited ÅŸirket ortaklarının, ÅŸirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceÄŸi anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doÄŸrudan doÄŸruya sorumlu olacakları belirtilmek suretiyle, TTK’da limited ÅŸirket ortakları için benimsenen sınırlı sorumluluk ilkesine istisna getirilmiÅŸtir. Alacaklı amme idareleri tahsil edilemeyen amme alacakları için ÅŸirket ortaklarını belirlenen usul ve esaslar dairesinde doÄŸrudan doÄŸruya takip edebilecek, amme alacağını doÄŸuran olayla ilgisi olup olmadığına bakılmaksızın ortaklar kendi malvarlıklarından amme borcunu ödemek zorunda olacaklardır.

 

 

 

Limited ÅŸirket ortaklarının amme borcundan sorumlu tutulmaları için; ortakların amme alacağının vadesinde ödenmemesinde kusurlarının olup olmadığına, kasıt ve ihmallerinin bulunup bulunmadığına, borcun ödenmemesinde gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediklerine, amme borcunun ÅŸirketten tahsil edilememesi ile ortakların tutum ve davranışları arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığına bakılmaz.

 

 

 

 

 

 

Ayrıca, limited ÅŸirket ortaklarının amme borcundan(asli ve fer’i) dolayı alacaklı amme idaresine karşı borcun tamamından doÄŸrudan doÄŸruya sorumluluÄŸu, sermaye payı ile sınırlıdır. Ortakların limited ÅŸirketin amme borcunun tamamını tek başına ödeme zorunluluÄŸu yoktur.

 

 

 

 

Limited ÅŸirket ortaklarının 6183 sayılı kanundan mesnet sorumlulukları sadece vergi borçlarını deÄŸil mezkûr kanunun 1 ve 2’nci maddeleri ÅŸümulüne giren tüm amme alacaklarını kapsamaktadır. SorumluluÄŸun taahhüt edilen sermayeyi ödeyen ortakla ödemeyen ortak açısından farkı yoktur ve sermaye taahhüt borcundan bağımsızdır.

 

 

 

 

 

 

Ancak ortaklara yüklenen bu sorumluluk ikinci derece sorumluluktur. Öncelikle ÅŸirketin amme borçlarından birinci derecede sorumluluk, ortaklardan bağımsız kiÅŸiliÄŸe ve malvarlığına sahip limited ÅŸirket tüzel kiÅŸiliÄŸindedir. Amme alacağı için evvela, ÅŸirket tüzel kiÅŸiliÄŸinin mal varlığına müracaat edilecek, AATUHK 54 ve müteakip maddeleri uyarınca cebri takip iÅŸlemleri sonuçlandırılacaktır.  AATUHK 35’nci maddesine  göre;   mükellef veya vergi sorumlusu limited ÅŸirketin kendi varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen  veya tahsil edilemeyeceÄŸi anlaşılan amme alacağı için sermaye hisseleri oranında her bir  ortak ayrı ayrı sorumlu olacaktır.  Bu maddeye göre amme borcunun ödenmesi açısından ÅŸirket tüzel kiÅŸiliÄŸi ile ÅŸirket ortakları arasında müteselsil sorumluluk öngörülmemiÅŸ olup amme alacağı aynı anda hem ÅŸirket ortaklarından hem de ÅŸirket tüzel kiÅŸiliÄŸinden talep edilemez. Åzirket ortaklarının sorumluluÄŸu müÅŸterek sorumluluktur. Müteselsil sorumlulukta; amme borcunun tamamının ödenmesinden ortakların her biri sorumlu olmakta ve ödeme nispetinde diÄŸer ortaklara rücu imkânları olmaktadır. MüÅŸterek sorumlulukta ise; amme borçlusu amme borcunun ödenmesinden belirli paylar dâhilinde sorumludur ve sermaye payı oranında ödemede bulunan ortağın takibe konu amme borcundan kaynaklanan sorumluluÄŸu ortadan kalkmaktadır.

 

 

 

 

5766 sayılı kanunla([6]) AATUHK 35’nci maddesine  ilave edilen hükümle; limited ÅŸirket hissesini  devir eden ortakla  birlikte devir alan ortak da limited ÅŸirketin devir öncesi ödenmemiÅŸ veya ödenmeyeceÄŸi anlaşılan amme  borcundan  hisseleri oranında müteselsil olarak sorumludur. Ayrıca amme alacağının doÄŸduÄŸu ve ödenmesi gerektiÄŸi zamanlarda pay sahiplerinin farklı ÅŸahıslar olmaları halinde bu ÅŸahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulurlar.   Mesela;  Bay Ramazan Kemal, RK-CS Ltd Åzt’inin E sermaye payı ile ortağı olup bu hissesini 01.12.2008 tarihinde Bayan Sude’ye devretmiÅŸtir. Åzirketin 2008 hesap dönemi iÅŸlemleri üzerinde 2009 yılında vergi incelemesi yapılmış ve fark vergi tarhiyatı ve ceza kesilmesi önerilmiÅŸtir. Tarhiyat sonrası yapılan uzlaÅŸma görüÅŸmeleri sonucu uzlaÅŸma kabul edilmiÅŸtir. KesinleÅŸen vergi ve cezalar ÅŸirket tüzel kiÅŸiliÄŸinden tahsil edilememiÅŸ ve tahsil edilemeyeceÄŸi anlaşılmıştır. Bu durumda hissesini devreden Bay Ramazan Kemal Bayan Sude ile birlikte  devir öncesi vergilendirme dönemlerine ait ÅŸirket borçlarından ve inceleme sonucu kesinleÅŸen fark vergi ve cezaların tamamından hissesi oranında müteselsilen sorumlu olacaktır.

 

 

           Bir limited ÅŸirket ortağı  aynı zaman da  ÅŸirket müdürü sıfatını da haiz ise sorumlulukta özellik arz eden hususlar aÅŸağıdaki gibi olacaktır.           

 

 

1-      Ortağın Åzirket Müdürü Olması (AATUHK Mük Md 35)

 

 

 Limited ÅŸirket ortağı aynı zamanda ÅŸirket müdürü ise ÅŸirket tüzel kiÅŸiliÄŸinden tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceÄŸi anlaşılan amme borcunun tamamından, A.A.T.U.H.K Mükerrer 35’nci maddesi uyarınca kanuni temsilcisi sıfatıyla müteselsilen sorumlu olacaktır.

 

 

 

 

Mükerrer 35’nci maddede yer alan “... mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen amme alacakları ...” hükmü, amme borçlusu hakkında 6183 sayılı kanun’a göre yapılan takip muameleleri sonucunda; amme borçlusunun haczi kabil herhangi bir mal varlığının bulunmaması, haczedilen mal varlığının satılarak paraya çevrilmesine raÄŸmen satış bedelinin amme alacağını karşılamaması gibi nedenlerle tahsil edilemeyen amme alacaklarını ifade etmektedir. Amme borçlusunun mal varlığından “... tahsil edilemeyeceÄŸi anlaşılan amme alacakları ...” ifadesi ise amme borçlusunun yapılan tüm araÅŸtırmalara raÄŸmen bulunamaması, amme borçlusunun haczedilen mal varlığına 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan deÄŸerleme sonucu tespit edilen deÄŸerlerin amme alacağını karşılamaması, borçlunun iflas etmiÅŸ olması halinde iflas idaresi ile kurulan irtibat sonucu amme alacağının iflas masasından tahsil edilemeyeceÄŸinin anlaşılması gibi nedenlerle tahsil dairelerince yürütülen takip muamelelerine raÄŸmen amme alacağının amme borçlusundan tahsil edilemeyeceÄŸi kanaatinin oluÅŸtuÄŸu halleri kapsamaktadır.

 

 

 

 

Bununla birlikte, 6183 sayılı kanun, kanuni temsilciler hakkında takibe geçilmeden önce asıl amme borçlusu olan limited ÅŸirket hakkında takip yapılması zorunludur. 6183 sayılı kanunun 54’ncü ve müteakip maddelerine göre yapılan takip sonucunda amme borçlusunun mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilememesi veya tahsil edilemeyeceÄŸinin anlaşılması halinde, amme alacaklarının tayin olunan kanuni temsilcilerin mal varlığından tahsili cihetine gidilecektir.

 

 

 

 

Buna göre, amme borçlusu nezdinde sürdürülen takip muameleleri sonucunda yukarıda belirtilen hallerden herhangi birinin varlığı halinde müdürler hakkında takip yapılabilmesi için yeterli ÅŸartların oluÅŸtuÄŸu kabul edilecek ve takip muamelesine kanuni temsilciler adına 6183 sayılı kanun’un 55’nci maddesine göre yeniden tanzim edilecek ödeme emri tebliÄŸi suretiyle baÅŸlanılacaktır.

 

 

 

 

Åzirketi temsile yetkili birden fazla müdür bulunduÄŸu takdirde, her birine ayrı ayrı ödeme emri düzenlenmek ve tebliÄŸ edilmek suretiyle takibe geçilecektir.

 

 

 

 

DiÄŸer taraftan, yeterli ÅŸartlar oluÅŸtuÄŸu takdirde anılan kanun’un “Amme Alacaklarının Korunması” baÅŸlıklı ikinci bölümünde yer alan teminat isteme, ihtiyati haciz, ihtiyati tahakkuk ve diÄŸer korunma hükümlerinin amme borçlusu olan limited ÅŸirketin yanı sıra amme borçlusu sayılan kanuni temsilciler olan müdürler hakkında da uygulanması cihetine gidilecektir.

 

 

 

 

Vergi Usul Kanunu’nun 10’ncu Maddesi Açısından

 

 

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca limited ÅŸirketlere düÅŸen vergisel yükümlülüklerin “kanuni temsilcileri” (müdürleri) tarafından yerine getirileceÄŸi hükme baÄŸlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrasına göre temsilcilerin bu görevleri yerine getirmemeleri yüzünden yükümlünün veya vergi sorumlularının (limited ÅŸirket) mal varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna baÄŸlı alacaklar, yasal temsilcilerin ÅŸahsi varlıklarından alınır. Ayrıntılı açıklama için bkz.( SİVRİKAYA, Hamza. “Vergi ve Buna BaÄŸlı Alacak­ların Tahsilinde ve Ceza Kesilmesinde Kanuni Temsilcilerin SorumluluÄŸu”([7])

 

 

Bu sorumluluk esas itibariyle bir kusur sorumluluÄŸudur. Temsilcilerinin sorumluluÄŸu, vergi alacakları ile vergiye baÄŸlı alacakları ve vergi cezalarını kapsamaktadır. Bunlara düÅŸen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirilmemesi yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamaması gerekmektedir.

 

 

Kanuni temsilci, ödediÄŸi vergi borcu miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla asıl borçluya rücu olanağına sahip olup vergiye baÄŸlı diÄŸer borçlar için yapmış olduÄŸu ödemeyi rücu olanağı yoktur.

2-Åzirket Ortaklığı Sebebiyle Sermaye  Hissesi Oranında   Sorumluluk (AATUHK Md 35)   

 

 

Müdür sıfatı olmayan limited ÅŸirket ortakları hakkında yapılacak takipte;

 

 

X                   Åzirketten tahsil imkânı bulunmayan amme alacağının ait olduÄŸu dönemde ve ödeme zamanında ÅŸirket ortaklarının kimler olduÄŸu ve bu ortakların sermaye hisseleri; ÅŸirket ana sözleÅŸmesi, ana sözleÅŸme deÄŸiÅŸikliÄŸi, pay defterindeki kayıtlardan tespit edilecektir.([8])

 

 

X                   Her bir ortağın sermaye hissesine göre takip konusu olan amme alacağından sorumlu olduÄŸu miktar belirlenecektir.

 

 

X                   Takip konusu amme alacağının ait olduÄŸu dönemde ve ödeme zamanında pay devri nedeniyle farklı kiÅŸilerin ortak olması halinde, bu kiÅŸiler hakkında müÅŸterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre takip yapılacaktır.  Limited ÅŸirket hissesini  devir eden ortakla  birlikte devir alan ortak da limited ÅŸirketin devir öncesi ödenmemiÅŸ veya ödenmeyeceÄŸi anlaşılan amme  borcundan  hisseleri oranında müteselsil olarak sorumludur. Ayrıca amme alacağının doÄŸduÄŸu ve ödenmesi gerektiÄŸi zamanlarda pay sahiplerinin farklı ÅŸahıslar olmaları halinde bu ÅŸahıslar, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulurlar.

 

 

X                   Ortaklar hakkında takip muamelesine 6183 sayılı Kanun’un 55’nci maddesine göre tanzim edilecek ödeme emri tebliÄŸi suretiyle baÅŸlanılacaktır.

 

 

X                   TTK’nun 540’ncı maddesinde, aksi kararlaÅŸtırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatı ile ÅŸirket iÅŸlerini idareye ve ÅŸirketi temsile mezun ve mecbur oldukları hükme baÄŸlanmıştır. Böyle bir durumda ortaklar hakkında 6183 sayılı kanun uyarınca yapılacak takip; sermaye hisseleri oranında 35’nci madde hükmüne göre deÄŸil, ortakların tamamı kanuni temsilci sıfatını haiz olacaklarından, aynı kanunun mükerrer 35’nci maddesi uyarınca, amme alacağının tamamından müÅŸterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre yapılacaktır.

 

 

            IV- ANONİM ÅzİRKET ORTAKLARININ SORUMLULUKLARI

 

 

           Anonim Åzirketler  T.T.K’nun  269-278’nci maddelerine  göre kurulmuÅŸ tüzel kiÅŸiliÄŸe sahip  sermaye  ÅŸirketlerdir. Anonim ÅŸirketler de  kanuni temsilciler vasıtası ile  temsil edilmekte olup  temsil organı Yönetim kuruludur.  Yönetim kurulu, en fazla  üç yıl için  seçilmekte ve   süresi biten yönetim kurulu  üyeleri ana sözleÅŸmede aksine bir hüküm yoksa  yeniden seçilebilmektedir. Anonim ÅŸirketlerde  amme alacağı açısından sorumluluk  uygulamasında;

 

 

X                   Anonim ÅŸirketlerde tamamen yönetim kurulu üyelerine aittir. Yönetim kurulu üyelerinin sorumlu olması için borcun anonim ÅŸirket tüzel kiÅŸiliÄŸince ödenmemiÅŸ olması, anonim ÅŸirketin malvarlığının  olmaması veya mal varlığının borcu karşılayamaması,   idarece  yasal takibe baÅŸlanılmış olması gerekmektedir. 

 

 

X                   5766 sayılı kanun sonrası borcun doÄŸduÄŸu ve ödenmesi gerektiÄŸi zamanlarda yönetim kurulunun deÄŸiÅŸmesi halinde; deÄŸiÅŸiklik öncesi vergilendirme dönemlerine ait ÅŸirket borçlarından ve inceleme sonucu kesinleÅŸen fark vergi ve cezalar, anonim ÅŸirketin kendi malvarlığından tahsil edilemez veya tahsil edilemeyeceÄŸi tespit edilirse  eski yönetim kurulu üyeleri ile yeni yönetim kurulu üyeleri müteselsilen borcun tamamından sorumlu olacaklardır.

 

 

X                   Yönetim kurulunca aralarından  bir murahhas üyenin tayin edilmiÅŸ olması halinde         (ticaret sicilinde tescil ve ilan edilmiÅŸ olması ÅŸarttır)  sorumluluk tamamen murahhas aza’ya ait olup diÄŸer yönetim kurulu üyeleri amme borcundan sorumlu olmayacaktır. Murahhas aza yok ise borcun tamamından yönetim kurulu üyelerinin  tamamı müteselsilen sorumludur.

 

 


IV- SONUÇ 

 

 

Anonim  ve limited ÅŸirketlerin her ikisi de tüzel kiÅŸiliÄŸe sahip sermaye ÅŸirketleridir. Her ikisi de  kanuni  temsilciler vasıtası ile temsil edilirler.

 

 

 

 

Limited  ÅŸirketlerde; ÅŸirketi idare etmek her ortak için ana sözleÅŸmede aksi belirtilmediÄŸi sürece hem bir hak hem de bir ödevdir. Ortaklar isterlerse bu haklarını idare ve temsil yetkilerini bazı ortaklara veya üçüncü ÅŸahıslara bırakabilecekleri gibi hak ve temsil yetkilerini de ayırabilirler. Limited ÅŸirketlerde kanuni temsil müdürlere aittir. Müdür, ÅŸirket ortaklarından olabileceÄŸi gibi ÅŸirket ortağı olmayan dışarıdan atanmış kanuni ehliyeti olan diÄŸer  ÅŸahıslar da olabilir Ana mukavelede bir temsilci belirlenmemiÅŸse  bütün ortaklar müdür sıfatını haizdirler. TTK’nu açısından Ortakların sorumluluÄŸu koymayı taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlıdır ve “sınırlı sorumluluk ilkesi” benimsenmiÅŸtir. limited ÅŸirket ortaklarının, ÅŸirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceÄŸi anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doÄŸrudan doÄŸruya sorumlu olacakları belirtilmek suretiyle, TTK’da limited ÅŸirket ortakları için benimsenen sınırlı sorumluluk ilkesine istisna getirilmiÅŸtir.

 

 

Kanuni temsilci sıfatını haiz(müdür) ortaklar müÅŸterek müteselsil borçlu sıfatıyla amme borcunun tamamından sorumlu olurken, müdürlük görevi olmayan diÄŸer ortaklar ise sermaye hisseleri oranında   sorumludurlar.

 

 

 

 

Anonim ÅŸirketlerde ise; yönetimde olmayan ortağın  hiçbir sorumluluÄŸu yoktur. Sorumluluk; tamamen yönetim kuruluna aittir. Amme borcunun doÄŸduÄŸu ve ödenmesi gerektiÄŸi zamanlarda yönetim kurulunun deÄŸiÅŸmesi halinde; deÄŸiÅŸiklik öncesi vergilendirme dönemlerine ait amme borçlarından anonim ÅŸirketin kendi malvarlığından tahsil edilemez veya tahsil edilemeyeceÄŸi tespit edilirse  eski yönetim kurulu üyeleri ile yeni yönetim kurulu üyeleri müteselsilen borcun tamamından sorumlu olacaklardır. Yönetim kurulunca aralarından  bir murahhas üyenin tayin edilmiÅŸ olması halinde sorumluluk tamamen murahhas aza’ya ait olup diÄŸer yönetim kurulu üyeleri amme borcundan sorumlu olmayacaktır.

 

 



[1]- 09 Temmuz 1956   tarihli ve 9353 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

 

 

[2]- 02 Haziran  1995    tarihli ve 22301 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

 

 

[3]- 28 Temmuz 1953   tarihli ve 8469 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

 

 

[4]- 10 Ocak      1961   tarihli ve 10703 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. 

 

 

[5] -YILMAZ Sezgin, ÖZKAN Özgür. “5766 sayılı Kanun Sonrasında Limited Åzirket Ortaklarının Sorumlulukları” Vergi Raporu Dergisi, Vergi Denetmenleri DerneÄŸi Yayını, sayı 112, sf 45

[6]-06 Haziran2008 tarihli ve 8469 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

 

 

 

[7]-SİVRİKAYA, Hamza. “Vergi ve Buna BaÄŸlı Alacak­ların Tahsilinde ve Ceza Kesilmesinde Kanuni Temsilcilerin SorumluluÄŸu” http://www.bilgilidenetim.com/makale/goster/201(EriÅŸim, 09.02.2009)

 

 

[8]-“İhtiyati Haciz ve İhtiyati Tahakkuk Uygulama Rehberi” İVDB Mükellef Hizmetleri Tahsilat Grup MüdürlüÄŸü Yayını, Haziran 2008, sf 37