Sosyal Güvenlik Açısından İşveren Yükümlülükleri Ve Uygulama Esasları

SGK BaÅŸmüfettiÅŸi Mustafa KESKİN ve SGK MüfettiÅŸi Naci ÅžAHİN tarafından hazırlanan "Sosyal Güvenlik Açısından İşveren Yükümlülükleri Ve Uygulama Esasları" konulu kitabı çıktı.

İndirimli Orana Tabi İşlemlerde KDV İade Uygulaması

Vergi Denetmeni Kemal SARITAÇ ve Vergi Denetmen Yrd. Derya YONCA tarafından hazırlanan "İndirimli Orana Tabi İşlemlerde KDV İade Uygulaması " konulu çalışmaları sitemizin Bilgi Bankası…

5510 Sayılı Kanun

SGK MüfettiÅŸi Naci ÅžAHİN tarafından hazırlanan "5510 Sayılı Kanun" ile ilgili sunum sitemizin Bilgi Bankası bölümüne eklenmiÅŸtir. Tıklayınız...

Vergide Faiz Ve Zam

Åžirketimiz Bilgili Bağımsız Denetim ve YMM A.Åž. nin de katkılarıyla, Vergi Denetmeni Muharrem ÖZDEMİR tarafından yazılan "VERGİDE FAİZ VE ZAM" adlı kitap sitemizin Bilgi Bankasında yayınlanmıştır.…

5838 Sayılı Kanunla Sosyal Güvenlik Mevzuatında Yapılan Değişiklikler

Naci ŞAHİN

S.G.K. MüfettiÅŸi

Büyük Yazı Tipi - Küçük Yazı Tipi | Makale yayımlanma tarihi: 03.04.2009 | Toplam Okunma Sayısı: 4148

1- GİRİÅz

              510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SaÄŸlık Sigortası Kanunu (SSGSS) tüm yönleriyle 1/10/2008 tarihinde girmesine karşın uygulamada görülen bazı aksaklıkların giderilmesine yönelik deÄŸiÅŸiklikler yapılması gündeme gelmiÅŸtir. Bu nedenle anılan kanunun bazı maddelerinde deÄŸiÅŸiklik yapılmış ve yeni fıkralar eklenmiÅŸtir. 5510 sayılı Kanun ve diÄŸer kanunlarda deÄŸiÅŸiklik yapan 18/2/2009 tarihli ve 5838 sayılı Bazı Kanunlarda DeÄŸiÅŸiklik Yapılması Hakkında Kanun TBMM’de kabul edilmiÅŸ ve 28/2/2009 tarih ve Mükerrer 27155 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüÄŸe girmiÅŸtir. 

 

 

                    5838 sayılı   Bazı Kanunlarda DeÄŸiÅŸiklik Yapılması Hakkında Kanun 

Þ   4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununda,

Þ   5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SaÄŸlık Sigortası Kanununda,

Þ   2822 sayılı Toplu İş SözleÅŸmesi, Grev ve Lokavt Kanununda,  

 

 

Þ   5253 sayılı Dernekler Kanununda,

Þ   193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda,

Þ   5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununda,

 

 

Þ   3065 sayılı Katma DeÄŸer Vergisi Kanununda,

 

 

Þ   4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununda,

 

 

Þ   6802 sayılı Gider Vergileri Kanununda,

 

 

Þ   488 sayılı Damga Vergisi Kanununda,

 

 

Þ   492 sayılı Harçlar Kanununda,

 

 

Þ   3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanunda,

 

 

Þ   3835 sayılı Ahıska Türklerinin Türkiye’ye Kabulü ve İskânına Dair Kanunda,

 

 

Þ   5345 sayılı Gelir İdaresi BaÅŸkanlığının TeÅŸkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda,

 

 

Þ   4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanununda,

 

 

Þ   4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların DeÄŸerlendirilmesi ve Katma DeÄŸer Vergisi Kanununda DeÄŸiÅŸiklik Yapılması Hakkında Kanunda,  

 

 

Þ   4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda,

 

 

Þ   3294 sayılı Sosyal YardımlaÅŸma ve Dayanışmayı TeÅŸvik Kanununda,

 

 

Þ   3056 sayılı BaÅŸbakanlık TeÅŸkilatı Hakkında Kanunda,

 

 

Þ   1136 sayılı Avukatlık Kanununda,

 

 

Þ   5084 sayılı Kanununda,

 

 

Þ   5174 sayılı Odalar ve Borsalar BirliÄŸi ile Odalar ve Borsalar Kanununda,

 

 

Þ   5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek KuruluÅŸları Kanununda, deÄŸiÅŸiklik yapılmıştır.[1]

 

 

Bu yazımızda anılan Kanun ile 5510 sayılı SSGSS de yapılan deÄŸiÅŸikliklerin önceki ve son halleri ile yürürlülük tarihleri hakkında olacaktır.

 

 

 

 

2 - SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAÄzLIK SİGORTASI KANUNUNDA YAPILAN DEÄzİÅzİKLİKLER

 

 

2.1  Yüksek ÖÄŸrenim Gören (Üniversite ÖÄŸrencileri) ÖÄŸrenciler İle İlgili Yapılan DeÄŸiÅŸiklik

 

 

5510 sayılı Kanun yürürlüÄŸe girdikten sonra kamuoyunda en fazla tartışılan konulardan biri olan üniversite öÄŸrencilerin kısmı çalışmaları halinde tüm sigorta kollarına tabi olarak çalışmaları,  5838 sayılı Kanunun 32 inci  maddesinin 2 nci fıkrasının (a) bendi  ile 5510 sayılı Kanunun  5 inci maddesi (b) bendine ibare eklenerek 2547 sayılı YükseköÄŸretim Kanununun 46 ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öÄŸrenciler hakkında iÅŸ kazası ve meslek hastalığı sigorta hükümlerinin uygulanması hüküm altına alınmıştır.   

 

 

Maddenin İlk Hali : Madde 5 “5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî EÄŸitim Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve iÅŸletmelerde meslekî eÄŸitim gören öÄŸrenciler hakkında iÅŸ kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası; meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek öÄŸrenimleri sırasında zorunlu staja tabi tutulan öÄŸrenciler hakkında ise iÅŸ kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanır ve bu bentte sayılanlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar.

 

 

Maddenin DeÄŸiÅŸik Hali : Madde:55/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Meslekî EÄŸitim Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve iÅŸletmelerde meslekî eÄŸitim gören öÄŸrenciler hakkında iÅŸ kazası ve meslek hastalığı ile hastalık sigortası; meslek liselerinde okumakta iken veya yüksek öÄŸrenimleri sırasında zorunlu staja tabi tutulan öÄŸrenciler ile 2547 sayılı YükseköÄŸretim Kanununun 46 ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öÄŸrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı, 82 nci maddeye göre belirlenen günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katından fazla olmayanlar[2] hakkında ise iÅŸ kazası ve meslek hastalığı sigortası uygulanır ve bu bentte sayılanlar, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılırlar.”

  YükseköÄŸretim Kanununun 46 ncı maddesine göre kısmi zamanlı olarak çalışan yüksek öÄŸrenim öÄŸrencilerinin tüm sigorta kollarına tabi olmaları durumunda, bakmakla yükümlü olunan kiÅŸi statüsüyle saÄŸlık yardımlarından yararlanamayacakları ve kısmi zamanlı çalışmalarına karşılık gelen ücretlerinden yapılacak kesintilerle bu miktarların önemli ölçüde azalacağı dikkate alınarak bunlar hakkında  tüm sigorta kolları yerine sadece iÅŸ kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümlerinin uygulanması yönünde deÄŸiÅŸiklik yapılmıştır.

 Ancak  sadece iÅŸ kazası ve meslek hastalığı sigortası hükümlerinin uygulanabilmesi için, 2547 sayılı YükseköÄŸretim Kanununun 46 ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öÄŸrencilerin, aylık prime esas kazanç tutarı, 82 nci maddeye göre belirlenen günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katından fazla olmaması gerekmektedir.

 

 

 Bu hüküm 1/10/2008 tarihinden itibaren yürürlüÄŸe girecektir.

 

 

 

 

2.2 İşe GiriÅŸ ve Çıkışlarda, İşyeri Tescilinde  Farklı Kurumlara Verilen Belgelerin SGK’ya Bildirilmesi Yeterli Olacaktır.

 

 

5838 sayılı Kanunun 5 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanunun Ek madde eklenmiÅŸtir. Anılan Ek maddenin Birinci fıkrasındaİşverenler tarafından 8 inci, 9 uncu ve 11 inci maddelere göre Kuruma yapılan sigortalı ve iÅŸyerlerine iliÅŸkin bildirimler; 5953 sayılı Basın MesleÄŸinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 3 üncü maddesi, 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 62 nci maddesi, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 48 inci maddesi ve 4857 sayılı İş Kanununun 3 üncü maddesi hükümleri uyarınca Bakanlık ile ilgili bölge müdürlüklerine ve Türkiye İş Kurumuna yapılması gereken bildirimlerin yerine geçer.” İkinci fıkrasındaTicaret sicili memurluklarınca iÅŸyeri tesciline iliÅŸkin Kuruma yapılan bildirimlerin dışında, ayrıca Bakanlık ilgili bölge müdürlüÄŸüne bildirimde bulunulmaz.” Ve üçüncü fıkrasındaGeçici 20 nci maddede belirtilen sandıklar, Kuruma devir tarihine kadar iÅŸtirakçilerinin sandıkla ilgilerinin baÅŸlama ve sona ermesine iliÅŸkin bildirimlerini en geç on gün içinde Kuruma yaparlar.” hükmü yer almaktadır.   

 

 

 Eklenen bu madde aynı mahiyetteki belgenin  birden fazla Kuruma verilmesinin sonlandırılmasına iliÅŸkin düzenlemeler yapılmıştır. Sigortalılar için aynı mahiyette bulunan belgelerin iÅŸveren tarafından birden farklı kuruma verilmesi, bürokratik iÅŸlemleri arttırdığı gibi, zaman ve emek kayıplarına neden olmakta idi. İşverenler, 5510 sayılı Kanuna ek madde olarak iÅŸlenen bu  maddenin birinci fıkrasında belirtilen Kanunlara göre  (5953, 447,4857 ve 2821 sayılı kanunlar) düzenlenmesi ve verilmesi gereken belgeleri, SGK’ya  vermeleri halinde  yukarıda sayılan kanunların kendilerine yükledikleri aynı mahiyetteki belgeleri verme   yükümlülüÄŸünden kurtulmuÅŸ olacaklardır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına verilmesi zorunlu olan iÅŸçi giriÅŸ bildirimleri ve iÅŸçi çıkış bildirimleri ile aynı mahiyette Sosyal Güvenlik Kurumuna 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SaÄŸlık Sigortası Kanunun  ilgili maddeleri gereÄŸi verilmesi zorunlu olan sigortalı iÅŸe giriÅŸ ve ayrılış bildirimlerinin farklı yapılması yerine bu bildirimlerin Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılması yeterli sayılmıştır. Yani bu bildirimlerin (iÅŸe giriÅŸ, çıkış ve iÅŸyeri ile ilgili bildirimlerin) SGK’ya yapılması halinde, iÅŸverenlerin Kanunda sayılan diÄŸer Kurumlara vermesi gereken belge verme yükümlülüÄŸünü ortadan kaldırmakta  bu eklenen madde iÅŸverenlerin iÅŸini kolaylaÅŸtırmaktadır. 

1/8/2009 tarihinden itibaren sigortalı iÅŸe giriÅŸ bildirgesi, sigortalının iÅŸten ayrılışı, iÅŸyeri bildirgesi, iÅŸyerinin devri veya intikali, iÅŸyerinin adres deÄŸiÅŸikliÄŸi, alt iÅŸverenin asıl iÅŸveren dosyasından sigortalı iÅŸe giriÅŸ bildirgelerinin verilmesi sadece SGK’ya yapılacak ve bu bildirimler ilgisine göre Çalışma ve Sosoyal Güvenlik Bakanlığı’na, ilgili Çalışma Bölge Müdürlüklerine ve Türkiye İş Kurumu’na yapılmış sayılacaktır.[3]

 

 

 

Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus bulunmaktadır. 5953 sayılı Kanunun 3 üncü maddesi, 2821 sayılı Kanunun 62 nci maddesi, 4447 sayılı Kanunun 48 inci maddesi ve  4857 sayılı kanunun 3 üncü maddesi hükümleri ve bu hükümlere iliÅŸkin her Kanunda ayrı ayrı düzenlenen idari para cezaları kaldırılmamıştır.[4] Yani iÅŸverenlerin yasal süresi içerisinde SGK’ya vermedikleri her bir belge için hem  5510 sayılı Kanunun 102 inci maddesi gereÄŸi hem de diÄŸer Kanunlarda (5953, 447,4857 ve 2821 sayılı kanunlar) belirtilen cezai yaptırımlar iÅŸverenlere uygulanacaktır. 5838 sayılı Kanun belgelerin tek bir yere (SGK’ya) verilmesi halinde bu yükümlülükten kurtarırken, idari para cezası ile ilgili her hangi bir birleÅŸtirme yapmamıştır. Yani belge verilirse herhangi cezai müeyyide uygulanmayacak ancak verilmemesi halinde her bir kanuna göre ayrı ayrı idari para cezası uygulanacaktır.       

  

 

 

  Ayrıca 5510 sayılı Kanunun geçici 20 inci maddesi ile sandıkların Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilmesi söz konusudur.  Eklenen fıkra ile devir tarihine kadar kapsamdaki sandık iÅŸtirakçilerinin Sendikalar Kanunu ve İşsizlik Sigortası Kanunu uygulamaları bakımından iÅŸe giriÅŸ ve iÅŸten çıkış bildirimlerini Sosyal Güvenlik Kurumuna yapmaları düzenlenmiÅŸtir.

Bu madde  hükmü  1/8/2009 tarihinden itibaren yürürlüÄŸe girip uygulanacaktır.

   2.3  İdari Para Cezasında Yapılan DeÄŸiÅŸiklikler

 

 

  2.3.1  “İşten Ayrılış Bildirgesinin” Süresinde Verilmemesi Halinde Ceza Uygulamasına BaÅŸlanılacak; 

 

 

Sigortalılığı sona eren çalışanı ile ilgili olarak  sigortalı iÅŸten ayrılış bildirgesi düzenlenerek Sosyal Güvenlik Kurumuna  (SGK) verilmesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel SaÄŸlık Sigortası Kanununun iÅŸverenlere/ilgililere yüklediÄŸi yükümlülüklerden biridir.   Kanun yürürlüÄŸe girdiÄŸi tarihte (2008/Ekim) (4/a) ve (4/c) kapsamındaki sigortalıların iÅŸyerinden ayrılmaları halinde iÅŸverenlere bu durumu SGK’ya bildirme yükümlülüÄŸü vermiÅŸ ancak herhangi bir müeyyide belirtmemiÅŸtir.

5838 sayılı Bazı Kanunlarda DeÄŸiÅŸiklik Yapılması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi ile 5510 Sayılı Kanunun 102 nci maddesine (j) bendi eklenerek  “sigortalı iÅŸten ayrılış bildirgesi” verilmemesi  halinde müeyyide uygulanması hüküm altına alınmıştır.  Anılan bendte  9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalılığı sona erenlere iliÅŸkin bildirim ile 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesinde yer alan sandıklara, sandık iÅŸtirakçiliÄŸinin baÅŸlama veya sona ermesine iliÅŸkin bildirimi, süresi içinde ya da Kurumca belirlenen ÅŸekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduÄŸu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında, her bir sigortalı veya sandık iÅŸtirakçisi için asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır.”  denilmektedir.

 

 

 Buna göre hizmet akdine istinaden çalışanlardan  sigortalılığı sona erenlere iliÅŸkin bildirimlerin, süresi içinde ya da  SGK’ca  belirlenen ÅŸekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduÄŸu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında, her bir sigortalı  için asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanacaktır.

 

 

 Bu uygulama 1/8/2009 tarihinden itibaren geçerli olacaktır.[5] 

Ayrıca 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasına yapılan ekleme[6] ile 1/8/2009 tarihinden itibaren idari para cezalarının uygulanması sigortalılığın sona ermesine iliÅŸkin bildirim yükümlülüÄŸünü kaldırmayacağına dair düzenleme yapılmıştır

 

 

 

2.3.2 Sigortalı İşe GiriÅŸ Bildirgesi İçin Uygulanan Ceza İndirimi Kaldırılacak

 

 

 

 

5838 sayılı Kanunun 4 üncü  maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 102 nci maddesinin ikinci   fıkrasında yapılan deÄŸiÅŸiklikle, daha önce iÅŸyeri bildirgesi ve sigortalı iÅŸe giriÅŸ bildirgesinin denetim ve mahkeme kararına dayalı olmaksızın ilgililerce kendiliklerinden verilmesi halinde cezaların 2/3 ü uygulanmakta iken 1/8/2009 tarihinden itibaren sadece iÅŸyeri bildirgesinden doÄŸan ceza tutarının 2/3'ü uygulanacaktır

 

 

Maddenin İlk Hali: Madde 102 (2) fıkra “Mahkeme kararına, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiÅŸ memurlarınca yapılan tespitler veya diÄŸer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereÄŸince yapacakları soruÅŸturma, denetim ve incelemelere ya da kamu idarelerinden alınan belgelere istinaden düzenlenenler hariç olmak üzere, bildirgenin yasal süresi geçtikten sonra ilgililerce kendiliklerinden verilmesi halinde, bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde öngörülen cezalar üçte ikisi oranında uygulanır.

 

 

Maddenin DeÄŸiÅŸik Hali : Madde 102 (2) fıkra) “Mahkeme kararına, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiÅŸ memurlarınca yapılan tespitler veya diÄŸer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereÄŸince yapacakları soruÅŸturma, denetim ve incelemelere ya da kamu idarelerinden alınan belgelere istinaden düzenlenenler hariç olmak üzere, bildirgenin yasal süresi geçtikten sonra ilgililerce kendiliklerinden verilmesi halinde, bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde[7] öngörülen cezalar üçte ikisi oranında uygulanır.”

 

 

Anılan maddede belirtilen 1/3 ceza indirimi ilk defa 5510 sayılı Kanun ile getirilmiÅŸ  yeni bir düzenlemedir. Kanun ilk yürürlüÄŸe girdiÄŸinde iÅŸe giriÅŸ ve iÅŸyeri bildirgelerinin  Mahkeme kararına, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiÅŸ memurlarınca yapılan tespitler veya diÄŸer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereÄŸince yapacakları soruÅŸturma, denetim ve incelemelere ya da kamu idarelerinden alınan belgelere istinaden düzenlenenler hariç olmak üzere, bildirgenin yasal süresi geçtikten sonra ilgililerce kendiliklerinden verilmesi halinde ve uygulanan ceza tutarını  15 gün içerisinde  ödenmesi halinde 1/3 indirim sözkonusu olmaktadır. 5838 sayılı Kanun ile bu indirim 1/8/2009 tarihinden itibaren sadece iÅŸyeri bildirgesinden doÄŸan ceza tutarı için geçerli olacaktır.

 

 

2.4 2925 Sayılı Kanuna Göre YaÅŸlılık Aylığı Almakta Olanların Aylıkları Kesilmeksizin Çalışabilmeleri SaÄŸlanmıştır.

 

 

5838 sayılı Kanunun 32 inci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ile 5510 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesine  yeni bir  fıkra  eklenmiÅŸtir. Anılan fıkrada  2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaÅŸlılık aylığı almakta iken çalışmaya baÅŸlayanların aylıkları kesilmez ve bunlar hakkında da bu maddenin sosyal güvenlik destek primi alınmasına iliÅŸkin hükümleri uygulanır.”  hükmü yer almaktadır. 

Bu eklenen fıkra ile  2925 sayılı Kanuna göre yaÅŸlılık aylığı almakta olanlar tekrar çalışmaya baÅŸlamaları halinde aylıkları kesilmeyecek ve haklarında 5510 sayılı Kanunun Geçici 14 üncü maddesinde belirtilen  Sosyal güvenlik destek primine iliÅŸkin geçiÅŸ hükümleri uygulanacaktır.

 

 

 

 

2.5  Emekli maaÅŸların haczedilememesi;

 

 

5838 sayılı kanunun 32 inci  maddesinin 2 nci fıkrasının (b) bendi ile  5510 sayılı Kanunun  93 üncü  maddesinin birinci fıkrasına ibare eklenerek, SGK’dan aylık, gelir ve ödenek alan kiÅŸilerin almış oldukları tutarlara haciz konulabilmesi için borçlunun muvafakatinin olup olmadığının icra müdürü tarafından sorgulanması hükmü getirilmiÅŸ borçlu muvafakat vermediÄŸi sürece hacze iliÅŸkin  taleplerin icra müdürlüÄŸünce  reddedilmesi hüküm altına alınmıştır. 

 

 

Maddenin İlk hali: Madde 93 “Bu Kanun gereÄŸince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, saÄŸlık hizmeti sunucularının genel saÄŸlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doÄŸan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.”

 

 

Maddenin DeÄŸiÅŸik Hali:  Madde 93: “Bu Kanun gereÄŸince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, saÄŸlık hizmeti sunucularının genel saÄŸlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doÄŸan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine iliÅŸkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.”

 

 

Sosyal Güvenlik Kurumundan  gelir, aylık ve ödenekler SGK alacakları ile nafaka haricinde haczedilemeyeceÄŸi hüküm altına alınmasına karşın SGK’dan gelir, aylık veya ödenek alan kiÅŸilerin almış oldukları tutarlara haciz konulmakta,  ancak kiÅŸilerin itiraz etmeleri halinde bu hacizler  kaldırılmakta idi. Yeni hüküm ile artık icra müdürleri borçlunun muvafakatini aldıktan sonra haciz koyabilecektir. Borçlu müsaade etmediÄŸi sürece SGK alacakları ve nafaka borçları haricinde maaşına haciz konulamayacaktır. 

Bu hüküm 28/2/2009 tarihinden itibaren yürürlüÄŸe girmiÅŸtir.

 

 

 

 

2.6 SaÄŸlık KuruluÅŸların Fatura Teslimine İliÅŸkin DeÄŸiÅŸiklik 

 

 

 

 

5838 sayılı kanunun 2 nci  maddesi ile 5510 sayılı Kanunun  97 maddesinin yedinci fıkrası deÄŸiÅŸtirilerek faturaların teslimine iliÅŸkin hususlar tekrar düzenlenmiÅŸtir.

 

 

 Maddenin İlk Hali:  Madde 97 (7) fıkra “SaÄŸlık hizmeti sunucularına, tahakkuk etmiÅŸ alacaklarının % 75'i ilâ % 90'ı arasındaki tutar, faturaların teslim tarihinden itibaren en geç kırkbeÅŸ gün içinde alacaklarından mahsuben avans olarak ödenir. Doksan gün içinde de fatura ve eki belgelerin incelemesi tamamlanarak geri kalan tutar ödenir.”

 

 

Maddenin DeÄŸiÅŸik Hali: Madde 97 (7) fıkra)SaÄŸlık hizmeti sunucuları, sunmuÅŸ oldukları hizmetlere iliÅŸkin bir ay içinde düzenledikleri fatura ve eki belgeleri izleyen ayın onbeÅŸine kadar Kuruma teslim ederler. Fatura teslim tarihi; süresi içinde teslim edilen faturalar için teslim edildiÄŸi ayın onbeÅŸinci günü, süresi içinde teslim edilmeyen faturalar için ise teslim edildiÄŸi ayı takip eden ayın onbeÅŸinci günü olarak kabul edilir. Fatura bedelinin tamamı, fatura teslim tarihinden itibaren, altmış gün içinde, saÄŸlık hizmet sunucularına avans olarak ödenir.  Fatura ve eki belgeler, fatura teslim tarihinden itibaren üç ay içinde incelenerek avans hesabı kapatılır. İnceleme süresinin takip eden mali yıla sirayet etmesi durumunda, avans artıkları hakkında 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 35 inci maddesindeki akreditiflere iliÅŸkin hükümler uygulanır”

 

 

Anılan maddede faturaların teslimine iliÅŸkin hususlar düzenlenmektedir. SGK’ya  teslim edilen çok sayıda fatura ve eki belge bulunması nedeniyle sarf evraklarının incelenerek tahakkuk ettirilmesi çok zaman almaktadır. Sarf evraklarının incelenebilmesi için yeterli zaman kazanmak ve bu arada saÄŸlık hizmet sunucularının maÄŸduriyetini önlemek amacıyla avans uygulaması getirilmiÅŸtir. Burada önceden 45 ve 90 gün olan ödeme süreleri birleÅŸtirilerek, daha saÄŸlıklı bir yapı oluÅŸturulmuÅŸtur.

 

 

Bu hüküm 28/2/2009 tarihinden itibaren yürürlüÄŸe gimiÅŸtir.

 

 

 

 

2.7  5510 Sayılı Kanunun  100 üncü  maddesinde Yapılan DeÄŸiÅŸiklik İle İlgili Hüküm;

 

 

 5838 sayılı Kanunun 3 üncü  maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 100 üncü  maddesinin dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere yeni bir fıkra eklenmiÅŸtir

 

 

100  üncü Maddeye eklenen fıkra “Üçüncü fıkra hükümleri çerçevesinde yetkilendirilen kamu idaresi, yetkilendirildiÄŸi hususlarla sınırlı olarak kendi mevzuatında yer alan yetkileri kullanabilir.”

 

 

   Kuruma verilmesi gereken belgelerin diÄŸer kamu kurumlarının elektronik ortamında alınmasına olanak veren yetki maddesine eklenen fıkra ile, yetkilendirildiÄŸi hususlarla sınırlı olarak kendi mevzuatında yer alan yetkileri kullanabileceÄŸine dair açıklama yapılmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumuna verilen her türlü belge, bildirge ve taahhütnamenin diÄŸer kamu idareleri tarafından alınmasına imkân saÄŸlayan yetkinin kullanılması halinde, bu belgeleri almaya yetki verilen kurumun kendi mevzuatının uygulanmasına yönelik kullandığı yetkileri bu belgelerin alınması süresi ile ilgili aÅŸamasında da kullanabilmesine imkân saÄŸlanmaktadır.

 

 

 

 

3-SONUÇ

 

 

 5838 sayılı kanun ile iÅŸverenlerin birden fazla kuruma vermekle oldukları aynı türdeki belgelerin sadece SGK’ya vermeleri ile üzerinde bulunan yük hafifletilmiÅŸtir.

Ayrıca (4/a) kapsamında hizmet akdine istinaden çalışanlardan  sigortalılığı sona erenlere iliÅŸkin bildirimlerin, süresi içinde ya da  SGK’ca  belirlenen ÅŸekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduÄŸu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında, 1/8/2009 tarihinden geçerli olmak üzere her bir sigortalı  için asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanacaktır.

DiÄŸer önemli konulardan biride  haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine iliÅŸkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilecektir.

Naci ÅzAHİN

 

 

Sosyal Güvenlik Kurumu MüfettiÅŸi

 

 

0 312 458 77 70

 

 

0 505 317 38 10

 

 

nacisahin66@hotmail.com

 

 

nsahin5@sgk.gov.tr



[1] SİVRİKAYA Hazma, Vergi denetmeni  5838 Sayılı Kanunla Vergi Kanunlarında Yapılan DeÄŸiÅŸiklikler”   http://www.bilgilidenetim.com/makale/goster/257 (eriÅŸim 16/3/2009)

[2](Ek ibare: 18/2/2009-5838/32 md.) Yürürlük Tarihi : 1/10/2008

 

 

[3] UZUN, Mehmet , “SGK’ya Yapılan Bildirimler 1/8/2009 Tarihinden itibaren İlgili DiÄŸer Kurumlara Yapılmış Sayılacak”  Yaklaşım, Nisan 2009, sayfa 2002  

 

 

 

[4] ÇAVUÅz, Özgür Hakan, “5838 Sayılı Kanun  İle Çalışma Mevzuatında Yapılan Düzenlemeler”  Yaklaşım, Nisan 2009, sayfa192  

[5]ÅzAHİN  Naci, SGK MüfettiÅŸi  "İşten Ayrılış Bildirgesi” Verilmemesinin Cezası Var Mıdır? http://www.bilgilidenetim.com/makale/goster/251 (EriÅŸim 13/3/2009)

[6] 102 inci maddenin üçüncü fıkrasında geçen “8 inci,” ibaresinden sonra gelmek üzere “9 uncu,” ibaresi eklenmiÅŸtir

[7](DeÄŸiÅŸik ibare : 18/2/2009-5838/4 md.)Yürürlük Tarihi : 1/8/2009 “(a) ve (b) bentlerinde” ibaresi “(b) bendinde” ÅŸeklinde deÄŸiÅŸtirilmiÅŸtir.