|
|
Tasfiye Dönemi Ve Tasfiye Kar Veya Zararı
Büyük Yazı Tipi - Küçük Yazı Tipi | Makale yayımlanma tarihi: 27.10.2009 | Toplam Okunma Sayısı: 1458
1- GİRİÅz Tasfiye bir kurumun ticari faaliyetlerinin tamamen sona erdirilmesine yönelik yapılan iÅŸlemler sürecidir. Bu iÅŸlemler, kurumun mal varlığının elden çıkarılması, alacakların tahsili, borçların ödenmesi, mükellefiyetlerin yerine getirilmesi ile hissedar, yönetici, çalışanlar ve üçüncü kiÅŸilerle olan iliÅŸkilerin tamamen sona erdirilmesi sürecini kapsar. Her ne sebeple olursa olsun, tasfiye haline giren kurumların vergilendirilmesinde hesap dönemi yerine tasfiye dönemi geçerli olur. 1.1- Tasfiyenin Tanımı 5520 sayılı KVK’da (Kurumlar Vergisi Kanunu) temel hatlarıyla tasfiyenin nasıl yapılacağına iliÅŸkin hükümler yer almaktadır. Ancak, tasfiyenin tanımına yer verilmemiÅŸtir. 6762 sayılı TTK’nın (Türk Ticaret Kanunu) 434-454 maddelerinde anonim ÅŸirketlerin, 549-555 maddelerinde ise limited ÅŸirketlerin, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 81. maddesinde kooperatiflerin, tasfiyesine iliÅŸkin usul ve esaslar düzenlenmiÅŸtir. 6762 sayılı TTK’nın ve 5520 sayılı KVK’nın tasfiyeye iliÅŸkin hükümleri birlikte deÄŸerlendirildiÄŸinde, tasfiye iÅŸlemleri, kurumların yetkili organlarının kararları doÄŸrultusunda, faaliyetlerine son vererek, mevcut alacak ve borçların tayin ve tespiti, alacakların tahsili, borçların ödenmesi, tasfiye karının tespit edilerek ödenmesi gereken vergilerin doÄŸru tespiti ile kurumun kalan varlığının pay sahiplerine hisseleri oranından dağıtılarak, tüzel kiÅŸiliklerinin sona erdirilmesinden oluÅŸmaktadır. 1.2- Tasfiyenin Uygulanacağı Kurumlar 5520 sayılı KVK’nın 1. maddesinde sayılan ve tam mükellef olan sermaye ÅŸirketleri, kooperatifler ve özel kanunlarına göre kurulmuÅŸ iktisadi kamu kuruluÅŸlarının tasfiye sürecinde tasfiye hükümlerinin uygulanacağı kesindir. Ancak, dernek ve vakıflara ait iktisadi iÅŸletmeler ile özel kanunu ve tüzel kiÅŸiliÄŸi bulunmayan iktisadi kamu müesseselerinin tasfiye iÅŸlemlerine iliÅŸkin, 03.04.2007 tarih ve 26482 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel TebliÄŸi’nin tasfiye karı baÅŸlıklı 17/4 bölümünde, söz konusu kuruluÅŸların mükellefiyetinin, ÅŸahıs iÅŸletmelerinde olduÄŸu gibi iÅŸin bırakılmasıyla sona ereceÄŸi, bu tür kuruluÅŸlarda tasfiyenin, mevcut iktisadi kıymetler, ya satılmak ya da baÄŸlı olduÄŸu kurum, dernek veya vakfa fatura edilerek iÅŸletmeden çekilmek suretiyle sonuçlandırılacağı, bu kapsamda iÅŸi bırakan mükelleflerin ilgili döneme ait kurumlar vergisi beyannamelerinin ise 5520 sayılı KVK’nın 14. maddesinde belirtilen sürede verileceÄŸi belirtilerek, söz konusu kuruluÅŸların tasfiye hükümlerine tabi olmadığı açıkça vurgulanmıştır. İş ortaklıklarında tasfiye hükümlerinin uygulanmayacağı, 03.04.2986 tarih ve 19067 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 31 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel TebliÄŸindeki açıklamalardan anlaşılmaktadır. Dar mükellef kurumların tasfiye sürecinde, tasfiye hükümlerinin uygulanacağı 5520 sayılı KVK’nın 22. maddesinde açıkça belirtilmiÅŸtir. 2- TASFİYE DÖNEMİ Her ne sebeple olursa olsun, tasfiye haline giren kurumların vergilendirilmesinde normal hesap dönemi yerine tasfiye döneminin geçerli olacağı, belirtilmiÅŸtir. Tasfiye, aynı takvim yılı sonuna kadar olan dönemde tamamlandığında, tasfiye dönemi, kurumun tasfiyeye girdiÄŸi tarih ile tasfiyenin bittiÄŸi tarihi kapsayan dönemden oluÅŸur. Tasfiyenin birden fazla takvim yılını kapsaması durumunda, baÅŸlangıç tarihinden aynı takvim yılı sonuna kadar olan dönem ile bu dönemden sonraki her takvim yılı ve tasfiyenin sona erdiÄŸi dönem için, ilgili takvim yılı başından tasfiyenin bitiÅŸ tarihine kadar olan dönemin, bağımsız bir tasfiye dönemi sayılacağı belirtilmiÅŸtir. Bu doÄŸrultuda, özel hesap dönemine tabi kurumlar tasfiyeye girmeleri halinde, tasfiyeye girdikleri dönemden itibaren takvim yılı esasında vergilendirileceklerdir. 2.1- Tasfiyenin BaÅŸlangıcı 6762 sayılı TTK’nın 438. maddesinde, infisahın iflastan baÅŸka bir sebepten ileri gelmesi halinde yönetim kurumlunca ticaret siciline tescil ve en çok birer hafta ara ile üç defa ilan ettirileceÄŸi ve söz konusu tescil iÅŸleminin gerçekleÅŸtirildiÄŸi tarihin sermaye ÅŸirketleri için tasfiyenin baÅŸlangıcı olarak kabul edileceÄŸi belirtilmiÅŸtir. 5520 sayılı KVK’nın 17/1 maddesindeki düzenleme de aynı doÄŸrultuda olup, tasfiyenin kurumun tasfiyeye girmesine iliÅŸkin genel kurul kararının tescil edildiÄŸi tarihte baÅŸlayacağı ifade edilmiÅŸtir. İflas halinde ise, tasfiyenin baÅŸlangıcı ilgili mahkemenin iflas kararına göre belirlenir. Bu kararda belirtilen iflasın açılma tarihi tasfiyeye giriÅŸ tarihi olarak kabul edilir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 82. maddesinde, iflastan gayrı hallerde kooperatifin dağılması, yetkili organlar tarafından ticaret siciline tescil ile ilan ettirileceÄŸi, hükmüne yer verilerek, kooperatiflerde tasfiyenin baÅŸlangıcı olarak, infisahın ticaret siciline tescil ettirildiÄŸi tarihin esas alınacağı ifade edilmiÅŸtir. İflas halinde ise, durum sermaye ÅŸirketlerinde olduÄŸu gibi gerçekleÅŸtirilir. Tasfiye hükümlerinin uygulanacağı diÄŸer kurumlarda, tasfiyenin baÅŸlangıcı statülerindeki esaslara göre tayin edilir. 2.2- Tasfiyenin Sonuçlanması 5520 sayılı KVK’nın 17/1 maddesinde, “tasfiye, tasfiye kararının tescil edildiÄŸi tarihte sona erer,” hükmüne yer verilerek tasfiyenin ne zaman sonuçlanacağı açık bir ÅŸekilde ifade edilmiÅŸtir. 2.3- Tasfiye Dönemine İliÅŸkin Örnekler Örnek 1 - Tasfiyenin aynı takvim yılı içinde sonuçlanması hali; ABC A.Åz. 02.03.2007 tarihinde tasfiye kararı almış olup, söz konusu kararı ticaret siciline 15.02.2008 tarihinde tescil ettirmiÅŸtir. Tasfiyenin sonuçlandığına iliÅŸkin kararı ise 20.12.2008 tarihinde tescil ettirmiÅŸtir. Bu örneÄŸimize göre ABC A.Åz.’nin tasfiye dönemi aÅŸağıdaki gibi gerçekleÅŸecektir. Kurumun tasfiye kararını tescil tarihi ............................ : 15.02.2008
Örnek 2- Tasfiyenin birden fazla takvim yılı devam etmesi hali; KLM A.Åz. 11.04.2007 tarihinde tasfiye kararı almış olup, söz konusu kararı ticaret siciline 16.04.2007 tarihinde tescil ettirmiÅŸtir. Tasfiyenin sonuçlandığına iliÅŸkin kararı ise 22.06.2009 tarihinde tescil ettirmiÅŸtir. Bu örneÄŸimize göre ABC A.Åz.’nin tasfiye dönemleri aÅŸağıdaki gibi gerçekleÅŸecektir. Kurumun tasfiye kararını tescil tarihi .......................... : 16.04.2007
3- TASFİYE KAR VEYA ZARARI Tasfiye halindeki kurumların vergi matrahı tasfiye kârıdır. Tasfiye kârı ise, tasfiye döneminin sonundaki servet deÄŸeri ile tasfiye döneminin başındaki servet deÄŸeri arasındaki olumlu farktan oluÅŸur. 3.1- Servet DeÄŸeri Kurum kazancı, bilanço esasında, özsermaye kıyaslaması suretiyle tespit edilir. Bilanço esasında defter tutan gelir vergisi mükelleflerine ait ticari kazanç tespitinde de aynı esas geçerlidir. Tasfiye halindeki kurumlarda kurum kazancı, 5520 sayılı KVK 17/4’de de belirtildiÄŸi üzere servet deÄŸerine göre tespit edilir. 5520 sayılı KVK’nın 17/5. maddesinde, tasfiye dönemi başındaki ve tasfiye dönemi sonundaki servet deÄŸerinin, kurumun tasfiye dönemi başındaki ve sonundaki bilançosunda görülen özsermayesi olduÄŸu belirtilerek, esasında servet deÄŸerinin özsermayeden farklı olmadığı vurgulanmıştır. Özsermayenin nasıl tespit edileceÄŸine 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 192. maddesinde yer verilmiÅŸtir. Buna göre özsermaye, aktif toplamı ile borçlar arasındaki farktan oluÅŸmakta olup, aynı zamanda ortakların iÅŸletmeye koyduÄŸu varlığı ifade etmektedir. Böylece, özsermaye tespitinin iki usulle yapılabileceÄŸi de ortaya çıkmaktadır. Filhakika özsermaye, ya analitik usulle, yani aktif toplamından borçlar çıkarılarak, yahut da sentez usullü ile, öz sermaye unsurları teker teker toplanmak suretiyle bulunur. 3.1.1- Tasfiye dönemi başı servet deÄŸeri Tasfiye dönemi başındaki servet deÄŸeri, kurumların tasfiye dönemi başındaki bilançosunda görülen özsermayesidir. Her çeÅŸit karşılıklar ile dağıtılmamış kazançlar bu sermayeye dahildir, ancak vergi kanunlarına göre ayrılmış olan her türlü amortismanlar ve karşılıklar ile sigorta ÅŸirketlerinin teknik karşılıkları ve hissedar veya sahip olmayan kimselere dağıtılacak olan kazançlar tasfiye dönemi başı öz sermayeye dahil deÄŸildir. Karşılıklar, ya aktifte yer alan bir kaleme iliÅŸkin olarak, ya da hasıl olması beklenen bir gider veya zarara yönelik olarak, ilgili dönem karından ayrılmak suretiyle meydana getirilmektedir. Vergi kanunlarına göre ayrılmış ve ayrıldıkları dönemin vergiye tabi kazancından tenzil edilen karşılıkların büyük bölümü 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenmiÅŸ olmakla beraber, sigorta ÅŸirketlerinin teknik karşılıkları gibi diÄŸer kanunlarda yer alan karşılıklarda bulunmaktadır. - Vergi kanunlarına göre ayrılmış olan her türlü amortismanlar ve karşılıklar ile sigorta ÅŸirketlerinin teknik karşılıkları (KVK 17/6-a); Vergi kanunlarına göre ayrılmış olan amortismanlar ve karşılıklar ile sigorta ÅŸirketlerinin teknik karşılıkları, tasfiye dönemi başı öz sermayesine dahil edilmezler. BirikmiÅŸ amortismanlar ilgili bulunduÄŸu varlık satıldıkça kar hesaplarına aktarılır. DeÄŸer artış fonları da, amortismanlar gibi aynı uygulamaya tabi tutulur. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na uygun olarak ayrılmış olan ÅŸüpheli alacaklar, söz konusu alacak tahsil edildiÄŸi taktirde kara ilave edilecek, tamamen deÄŸersiz hale gelmesi durumunda ise deÄŸersiz alacak tutarı ile karşılıklı yok edilecektir. Sigorta ÅŸirketleri tarafından ayrılan muallak hasar ve tazminat karşılıkları, kazanılmamış prim karşılıkları, hayat sigortalarında matematik karşılıklar ve deprem hasar karşılıkları ayrılmalarını izleyen hesap dönemi başında yeniden kara nakledilecek ve tasfiye dönemi sonu bilançosunda yer almayacaktır. - Hissedar veya sahip olmayan kimselere dağıtılacak olan kazanç kısmı (KVK 17/6-b); Kurumlar, hissedarları veya ÅŸirket müdürü ve çalışanları gibi hissedar olmayan kimselere dağıtılmak üzere kardan pay ayırabilirler. Söz konusu miktarlar dağıtılmadığı sürece bilançonun pasifinde özel bir hesapta tutulurlar. Tasfiye dönemi başı öz sermayesine dahil edilmezler. Åzayet bunlar ayrılış amacına uygun olarak tasfiye döneminde hak sahiplerine ödenmemiÅŸse tasfiye dönemi sonu servet deÄŸerine ilave edilirler. 3.1.2- Tasfiye dönemi sonu servet deÄŸeri Tasfiye dönemi sonundaki servet deÄŸeri, kurumun tasfiye sonundaki bilançosunda görülen öz sermayesidir. Tasfiye döneminde, aktifteki kıymetler paraya çevrilmiÅŸ, alacaklar tahsil edilmiÅŸ ve borçlar da ödenmiÅŸtir. Bu sebeple, tasfiye dönemi sonu bilançosu, aktifinde kurumun nakit mevcudu ile pasifinde nakit mevcudunun dağıtılacağı hissedarların paylarını belirten basit bir tablo haline gelmiÅŸtir. Bir yıldan fazla süren tasfiyelerde de izleyen tasfiye dönemlerinin başındaki servet deÄŸeri, bir önceki dönemin son bilançosunda görülen servet deÄŸeri, yani özsermayesidir. 3.2- Tasfiye Karının Tespiti Tasfiye karı, tasfiye döneminin sonundaki servet deÄŸeri ile tasfiye döneminin başındaki servet deÄŸeri arasındaki olumlu farktır. Ancak, 5520 sayılı KVK’nın 17/4. maddesinde, tasfiye kârı hesaplanırken, tasfiye dönemi başındaki ve sonundaki servet deÄŸerlerine bazı ilaveler yapılacağı ve bu ilaveler neticesinde ÅŸekillenecek servet deÄŸerlerinin kıyaslamaya esas alınacağı belirtilmiÅŸtir. 3.2.1-Tasfiye dönemi başındaki servet deÄŸerine yapılacak ilaveler -Mevcut sermayeye ilave olarak ortaklar veya kurum sahipleri tarafından yapılan ödemeler tasfiye döneminin başındaki servet deÄŸerine eklenir. Ortak ve kurum sahipleri tarafından yapılan söz konusu ödemeler, sermaye, kar veya ihtiyat hesaplarına ilave ÅŸeklinde olmalıdır. Bu ÅŸekildeki ödemeler, dönem başı servet deÄŸerine ilave edilerek vergiye tabi tutulmaları önlenmiÅŸ olur. -Tasfiye esnasında elde edilen ve vergiden istisna edilmiÅŸ olan kazanç ve iratlar tasfiye döneminin başındaki servet deÄŸerine eklenir. Tasfiye sürecinde de kurumlar vergiden istisna kazanç elde etmeleri durumunda tasfiye dönemi başı servet deÄŸerine ilave edilir. Böylece, tasfiye karı söz konusu kazanç kadar düÅŸük tespit edilir ve söz konusu istisna kazanç vergiye tabi tutulmaz. 3.2.2-Tasfiye dönemi sonundaki servet deÄŸerine yapılacak ilaveler Tasfiye sürecinde ortaklar veya kurum sahiplerine tasfiye esnasında avans olarak veya diÄŸer ÅŸekillerde yapılan her türlü ödemeler tasfiyenin sonundaki servet deÄŸerine eklenir. Hissedar veya sahiplere yapılan ödemeler iki grupta toplanabilir; -Hissedar veya sahiplere, tasfiyeye girmeden önce, mevcut olan sermaye, yedek akçe veya birikmiÅŸ karlardan ödeme yapılabilir. Bunlar tasfiye dönemi başı servet deÄŸerine dahildir. Tasfiye sürecinde ödenmeleri durumunda tasfiye dönemi sonu bilançosunda yer almazlar. Tasfiye dönemi sonundaki servet deÄŸerine eklenerek, tasfiye dönemi kazancını olumsuz etkileri önlenmiÅŸ olur. -Ödeme, tasfiye dönemi içinde doÄŸan kardan yapılmış olabilir. Tasfiye dönemi başındaki bilançoda yer almayan bir “servet deÄŸeri” tasfiye dönemi sonu servet deÄŸerine eklenmek suretiyle tasfiye karı olarak kavranması saÄŸlanmış olur. 2.2.3-Tasfiye karının hesabında giderler 5520 sayılı KVK’nın 17/4 maddesinde, tasfiye kârının hesaplanması sırasında, kanunun 8, 9, 10 ve 11. madde hükümlerinin de ayrıca dikkate alınacağı belirtilmiÅŸtir. Tasfiye karı, kurum kazancının tespitine iliÅŸkin esaslar dahilinde hesaplanır. Kanunun belirtilen madde hükümlerinde yer alan, indirilecek giderler, zarar mahsubu, diÄŸer indirimler ve kabul edilmeyen indirimlerle ilgili hükümleri, tasfiye karı hesaplanırken de dikkate alınacaktır. 3.3- Tasfiye Karının Tespitine İliÅŸkin Örnekler Örnek 1 - ABC A.Åz. tasfiyeye giriÅŸ kararını 21.03.2008 tarihinde, tasfiyenin son bulduÄŸuna iliÅŸkin kararını da 26.12.2008 tarihinde tescil ettirmiÅŸtir. Adı geçen kurumun 21.03.2008 tarihli tasfiyeye giriÅŸ ve 26.12.2008 tarihli tasfiye sonu bilançolarına iliÅŸkin bilgiler ile tasfiye döneminde yapılan iÅŸlemlere iliÅŸkin bilgiler aÅŸağıdaki gibidir.
Aktif ABC A.Åz.’nin 21.03.2008 Tarihli Tasfiyeye GiriÅŸ Bilançosu (TL) Pasif
Tasfiye dönemi içersinde gerçekleÅŸtirilen iÅŸlemler; - Bankadaki para çekilmiÅŸ ve alacaklar tahsil edilmiÅŸtir. - Ticari mallar 600.000 TL’ye satılmıştır. - Duran varlıklardan binalar 900.000 TL’ye, tesis, makine ve cihazlar ise 500.000 TL’ye satılmıştır. - Tasfiye gideri olarak 150.000 TL harcanmıştır. - Borçlar ile vergi ve fonlar ödenmiÅŸtir. - Ortaklar, ödenmemiÅŸ sermaye miktarı olan 200.000 TL’yi tasfiye döneminde ödemiÅŸlerdir. - Tasfiye giriÅŸ bilançosunda dönem net karı olarak yer alan 300.000 TL’den, GVK’nın 94/b-i maddesi gereÄŸince % 15 oranında gelir vergisi stopajı yapılmış ve ilgili vergi dairesine ödenmiÅŸ, kalan miktar 10.04.2008 tarihinde ortaklara hisseleri oranında dağıtılmıştır. Tasfiye döneminde gerçekleÅŸtirilen iÅŸlemleri, tasfiye sonu bilançosunda yer alan Kasa ve Dönem Kar-Zararı hesapları dahilinde belirttiÄŸimizde; aÅŸağıdaki tablolardaki durum oluÅŸmuÅŸtur. Özetle aÅŸağıdaki tabloda belirtildiÄŸi üzere, tasfiye dönemi başındaki kasa mevcudu ile kasaya para giriÅŸine yol açan iÅŸlemler kasa hesabının borç kısmına, kasadan para çıkışına yol açan iÅŸlemler de alacak kısmına yazılmış ve tasfiye dönemi sonu kasa mevcudu 1.350.000 TL olarak tespit edilmiÅŸtir. Borç 100 Kasa Hesabı (TL) Alacak
AÅŸağıdaki tabloda belirtildiÄŸi üzere, Dönem Kar-Zararı hesabının borç kısmına yapılan giderler, alacak kısmına da emtia satışından elde edilen 150.000 TL kar ile sabit kıymetin satış deÄŸerinden net defter deÄŸerini düÅŸtüÄŸümüzde kalan 200.000 TL kar yazılmış ve yapılan hesaplamalar neticesinde dönem karı 550.000 TL olarak tespit edilmiÅŸtir. Borç Dönem Kar-Zararı (TL) Alacak
Yapılan hesaplamalar neticesinde ABC A.Åz.’nin tasfiye dönemi sonu bilançosu aÅŸağıdaki gibi tespit edilmiÅŸtir. Aktif ABC A.Åz.’nin 05.12.2007 Tarihli Tasfiye Sonu Bilançosu (TL) Pasif
Tasfiye dönemi başı ve sonundaki servet deÄŸerlerinin karşılaÅŸtırması ile tasfiye kar-zararının tespiti aÅŸağıdaki gibidir. (TL)
Yukarıdaki tabloda özetle belirtildiÄŸi üzere, kurumun tasfiye dönem başı bilançosunda toplam aktifi 2.500.000 TL’dir. KVK’nın 17/6-a hükmü gereÄŸince amortismanlar özsermayeye dahil edilmemiÅŸ, sabit kıymetlerin satışı esnasında kar hesaplarına aktarılmıştır. Bu hesaplamalar neticesinde gerçek aktif miktarı 2.300.000 TL olarak tespit edilmiÅŸtir. Gerçek aktif miktarından pasifte yer alan borçları düÅŸtüÄŸümüzde tasfiye dönemi başı servet deÄŸeri 1.300.000 TL olarak gerçekleÅŸmiÅŸtir. Ancak, KVK’nın 17/4-a-2 hükmüne göre ortakların tasfiye döneminde sermayeye ilaveten ödedikleri 200.000 TL sermaye tutarının da tasfiye dönemi başı servet deÄŸerine eklenmesi gerekmektedir. Bu sebeple, tasfiye dönemi başı servet deÄŸeri toplamı 1.500.000 TL olarak oluÅŸmuÅŸtur. Tasfiye dönem sonu bilançosunda aktif toplamı aynı zamanda gerçek aktif miktarıdır. Borçların tamamının ödenmesinden dolayı da servet deÄŸerinin tespiti için aktif toplamından düÅŸülecek herhangi bir deÄŸer bulunmamaktadır. Bu durumda, tasfiye dönem sonu servet deÄŸeri 1.700.000 TL olarak gerçekleÅŸmiÅŸtir. Ancak, tasfiye dönem başı bilançosunda yer alan dönem karı tasfiye döneminde ortaklara dağıtılmıştır. KVK’nın 17/4-a hükmü gereÄŸince söz konusu miktarın tasfiye dönemi sonu servet deÄŸerine eklenmesi gerekmektedir. Bu sebeple, tasfiye dönem sonu servet deÄŸeri toplamı 2.000.000 TL olarak oluÅŸmuÅŸtur. Örnek 2- KLM Ltd. Åzti. tasfiyeye giriÅŸ kararını 12.08.2007 tarihinde, tasfiye bitiÅŸ kararını da 11.10.2008 tarihinde tescil ettirmiÅŸtir. Adı geçen kurumun 12.08.2007 tarihli tasfiyeye giriÅŸ, 31.12.2007 tarihli dönem sonu ve 11.10.2008 tarihli tasfiye sonu bilançolarına iliÅŸkin bilgiler ile tasfiye döneminde yapılan iÅŸlemler aÅŸağıdaki gibidir. Aktif KLM Ltd. Åzti.’nin 12.08.2007 Tarihli Tasfiyeye GiriÅŸ Bilançosu (TL) Pasif
Tasfiye dönemi başından dönem sonuna kadar aÅŸağıdaki iÅŸlemler gerçekleÅŸtirilmiÅŸ ve 31.12.2007 dönem sonu aÅŸağıdaki gibi oluÅŸmuÅŸtur. - Senetsiz alacaklar ile ÅŸüpheli alacakların tamamı tahsil edilmiÅŸ ve senetsiz borçların tamamı ile vergiler ödenmiÅŸtir. Stoklar 350.000 TL’ye satılmıştır. Dönem sonunda sabit kıymetler için 33.000 TL amortisman ayrılmış ve diÄŸer dönem sonu iÅŸlemleri yapılmıştır.
Aktif KLM Ltd. Åzti.’nin 31.12.2007 Tarihli Dönem Sonu Bilançosu (TL) Pasif
01.01.2008 dönem başından, 11.10.2008 tasfiye dönemi sonuna kadar yapılan iÅŸlemler aÅŸağıdaki gibi olup, tasfiye dönem sonu bilançosu aÅŸağıdaki gibi oluÅŸmuÅŸtur. -Alacakların tamamı tahsil edilmiÅŸ ve borçların tamamı ödenmiÅŸtir. Sabit kıymetler 2.000.000 TL’ye satılmıştır. Aktif KLM Ltd. Åzti.’nin 10.10.2006 Tarihli Dönem Sonu Bilançosu (TL) Pasif
a) 1.Tasfiye Dönemi Kar-Zararı; (TL)
b) 2.Tasfiye Dönemi Kar- Zararı; (TL)
Yukarıda tasfiye dönemleri itibariyle tespit edilen tasfiye kar-zarar tutarları dikkate alınarak KLM Ltd. Åzti.’nin 12.08.2007-11.10.2008 tarihlerini kapsayan tasfiye dönemine iliÅŸkin nihai kar-zarar aÅŸağıdaki gibi tespit edilmiÅŸtir. c) Tasfiye Dönemi Nihai Kar- Zararı; (TL)
4- SONUÇ Tasfiye, bir kurumun ticari faaliyetlerinin tamamen sona erdirilmesine yönelik yapılan iÅŸlemler sürecidir. Bu iÅŸlemler, kurumun mal varlığının elden çıkarılması, alacakların tahsili, borçların ödenmesi, mükellefiyetlerin yerine getirilmesi ile hissedar, yönetici, çalışanlar ve üçüncü kiÅŸilerle olan iliÅŸkilerin tamamen sona erdirilmesi sürecini kapsar. 5520 sayılı KVK’da temel hatlarıyla tasfiyenin nasıl yapılacağına iliÅŸkin hükümler yer almakta iken 6762 sayılı TTK’nın 434-454 maddelerinde anonim ÅŸirketlerin, 549-555 maddelerinde ise limited ÅŸirketlerin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 81. maddesinde kooperatiflerin, tasfiyesine iliÅŸkin usul ve esaslar düzenlenmiÅŸtir. Belirtilen kanun hükümleri birlikte deÄŸerlendirildiÄŸinde, tasfiye iÅŸlemleri, kurumların yetkili organlarının kararları doÄŸrultusunda, faaliyetlerine son vererek, mevcut alacak ve borçların tayin ve tespiti, alacakların tahsili, borçların ödenmesi, tasfiye karının tespit edilerek ödenmesi gereken vergilerin doÄŸru tespiti ile kurumun kalan varlığının pay sahiplerine hisseleri oranından dağıtılarak, tüzel kiÅŸiliklerinin sona erdirilmesinden oluÅŸmaktadır. Vergi kanunları açısından tasfiyeyle ilgili hususlardan özellik arz eden hususlardan bir, tasfiye döneminin tespiti, diÄŸeri de tasfiye karının hesaplanmasıdır. 5520 sayılı KVK’nın 17/1 maddesinde tasfiye döneminin tespiti, 17/4 maddesinde de tasfiye karının hesaplanmasına iliÅŸkin hükümler yer almaktadır. Bu çalışmamızda, kurumlarda tasfiye dönemi ve tasfiye karının tespiti konuları, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile ilgili tebliÄŸ hükümleri çerçevesinde ve örnekler de verilerek açıklanmaya çalışılmıştır.
KAYNAKÇA - T.C. Yasalar, 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu , Ankara. - T.C. Yasalar , 03.04.2007 tarih ve 26482 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel TebliÄŸi , Ankara. - T.C. Yasalar, 03.04.2986 tarih ve 19067 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 31 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel TebliÄŸi, Ankara - T.C. Yasalar, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu , Ankara. - T.C. Yasalar, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu , Ankara. - T.C. Yasalar, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu , Ankara. - Kurumlar Vergisi Kanunu Yorum ve Açıklamaları (2007), Ankara: OluÅŸ. - Özbalcı, Yılmaz (2004), Vergi Usul Kanunu Yorum ve Açıklamaları , Ankara: OluÅŸ. - Beyanname Düzenleme Kılavuzu (2009), İstanbul: Hesap Uzmanları DerneÄŸi. |
![]() |
|
![]() |