>

SORU ve CEVAP

SORU: Satışı yapılan bakır ve bakır alaşımlarından mamül ürünlerin tesliminde tevkif edilen kısmın alıcılar tarafından beyan edilmesi ancak ödemenin yapılmaması durumunda iade mahsup işlemleri ne olacaktır?

CEVAP: 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun 9. maddesinde mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma konusunda yetkili kılınmıştır.

Bu yetkiye istinaden, 18/11/2005 tarihli ve 25997 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 96 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin 5.3. “Bakır Ürünlerinde Tevkifat Uygulaması başlıklı bölümünde;“01.12.2005 tarihinden itibaren bakır ve bakır alaşımlarından mamul; anot, katot, her çeşit takoz (biyet), slab, platina, kütük, granül, filmaşin, levha, boru, prinç çubuk, lama, her türlü tel ve benzerlerinin tesliminde % 90 oranında tevkifat uygulanarak alıcılar tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmesi uygun görülmüştür.

Tevkifat uygulaması ve bu uygulamadan doğan katma değer vergisi alacaklarının nakden ve mahsuben iadesi, metal, cam, plastik ve kağıt hurda ve atıklarında tevkifat uygulamaları çerçevesinde yürütülecektir.” denilmektedir.

51 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin B. Hurda Metal Alımlarında Sorumluluk Uygulaması bölümünde; gerçek usule tabi mükelleflerden yapılacak hurda metal alımlarında teslim bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin 2/3’ünün alıcı tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilmek üzere vergi tevkifatına tabi tutulacağı, 1/3’ünün ise satıcıya ödeneceği; vergi tevkifatının hurda metalin gerçek usule tabi mükellefler arasında her el değiştirilişinde uygulanacağı, bu işlemler nedeniyle yüklenilen katma değer vergilerinin iadesinin mümkün olduğu, verdikleri 1 no.lu beyannameye göre iade talep edecek mükelleflerin “İade hakkı doğuran işlemlere ve ihraç kaydı ile teslimlere ait bildirim”i doldurmak zorunda oldukları ve buna göre iade talebinde bulunabilecekleri belirtilmiş olup; 85 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile hurda metal teslimlerindeki tevkifat oranı, teslim bedeli üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin %90’ı olarak tespit edilmiştir.

Aynı tebliğin; “Fason Olarak Yaptırılan Tekstil Ve Konfeksiyon İşleri İle Hurda Metal Alımlarında Sorumluluk Uygulaması” başlıklı II maddesinin, “Tekstil Ve Konfeksiyon Sektöründe Sorumluluk Uygulaması” başlıklı “A” bölümünde ; “Fason iş yaptıranlar, tevkifat tutarını, teslim veya hizmetin yapıldığı dönemde vergi sorumlularına ait II no.lu katma değer vergisi beyannamesi ile beyan edecekler ve bu tutarı aynı döneme ait I no.lu katma değer vergisi beyannamesinde indirim konusu yapacaklardır. Fason iş yapana ödenen hesaplanan katma değer vergisinin 1/3′ü tutarındaki kısım ise fason işle ilgili faturanın defterlere kaydedildiği dönemde indirim konusu yapılacaktır. Fason iş yaptıranlar, beyan edilen tevkifata ait tahakkuk fişi ile verginin ödendiğine dair vergi dairesi alındılarının kaşeli ve imzalı fotokopilerini, beyannamenin verildiği tarihi izleyen ayın ilk 10 günü içinde satıcıya intikal ettireceklerdir. Satıcılar bu tarihe kadar belgelerin gelmemesi halinde durumu aynı ayın 20′nci gününe kadar alıcının vergi dairesine bildireceklerdir.” düzenlemesine yer verilmiştir.

Yine aynı tebliğin; “Hurda Metal Alımlarında Sorumluluk Uygulaması” başlıklı “B” bölümünde; “Hurda metal alımlarında sorumluluk uygulaması ile ilgili belge düzeni, beyan dönemi ve işlemin beyannameye ithali ile sorumlu sıfatıyla alıcı tarafından beyan edilen vergiye ait tahakkuk fişi ile verginin ödendiğini gösteren vergi dairesi alındılarının satıcıya intikal ettirilmesi konularında, bu Tebliğin II/A bölümündeki açıklamalar geçerli olacaktır.” denilmektedir.

53 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nin “D-İade ve Mahsup” bölümünde ise; hurda metal teslimlerinden doğan iade taleplerinin yerine getirilebilmesi için 2 No.lu katma değer vergisi beyannamesi ile eklerinin vergi dairesine verilmiş olmasının zorunlu olduğu açıklanmıştır.

86 seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin; “İade Uygulaması” başlıklı 3. bölümünde;

“Devlet Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin verdiği yetkiye dayanılarak; hurda metal, hurda plastik, hurda veya atık kağıt ve cam teslimlerine ilişkin tevkifat uygulamasından doğan ve inceleme raporu ya da teminat aranılmadan yerine getirilecek olan nakden iade taleplerindeki 200 milyon Liralık sınır, bu Tebliğin yayımını izleyen ayın başından geçerli olmak üzere 2 milyar liraya yükseltilmiştir. Bu tarihten önceki vergilendirme dönemlerine ilişkin iade talepleri işlemin gerçekleştiği dönemde uygulanan limite göre değerlendirilecektir.

Öte yandan, Katma Değer Vergisi Kanununun 11, 13, 14 ve 15 inci maddeleri uyarınca vergiden istisna edilen işlemler ile 29 uncu maddesinin 2 numaralı fıkrasına göre Bakanlar Kurulunca vergi oranı indirilen teslim ve hizmetlerden doğan katma değer vergisi iadelerinde olduğu gibi hurda teslimlerine ilişkin tevkifat uygulamasından doğan iade alacaklarının da miktarına bakılmaksızın; mükellefin kendisinin, ortaklarının, mal ya da hizmet satın aldığı kişilerin vergi borçlarına, ithalat sırasında uygulanan vergilere, sosyal sigortalar kurumu prim borçlarına, inceleme raporu ve teminat aranılmadan mahsup edilmesi uygun görülmüştür.” şeklinde açıklama yapılmıştır.

Buna göre, bakır ve bakır alaşımından mamul mal teslimlerinizde alıcılar tarafından tevkif edilen verginin beyan edildiğine ilişkin tahakkuk fişi ile verginin ödendiğine dair vergi dairesi alındılarının kaşeli ve imzalı fotokopilerini, beyannamenin verildiği tarihi izleyen ayın ilk 10 günü içinde firmanıza intikal ettirilmemesi halinde durumun aynı ayın 20′nci günü akşamına kadar alıcının bağlı bulunduğu vergi dairesine bildirilmesi gerekmektedir.

Diğer taraftan, firmanızın tevkifata tabi bakır ve bakır alaşımlarından mamul ürün teslimlerinden doğan nakden veya mahsuben iade taleplerinin iadeye esas belgelerin tam olarak süresinde vergi dairesine ibraz edilmesi gerekir.

 

SORU: Kira gelirini beyan edenler, beyanname verdikten sonra götürü gider usulünden dönebilir mi?

 

CEVAP: Yasa gereği, götürü gider usulünü kabul edenler iki yıl geçmedikçe bu usulden dönemezler. Bu nedenle, kira geliri beyannamelerini götürü gider usulünü seçerek tahakkuk ettirenler, söz konusu dönemi takip eden yıl için verecekleri kira geliri beyannamelerinde gerçek gider usulünü seçemezler. Elde edilen kira gelirine ilişkin gelir vergisi beyannamesinde, yanlışlıkla götürü gider usulünün seçilmesi halinde, beyannamenin verildiği takvim yılı içerisinde olmak kaydıyla, düzeltme beyannamesi verilerek gerçek gider usulünden yararlanılması mümkündür.

Buna göre, 2014 ve 2015 takvim yıllarına ait gelir vergisi beyannamelerinin, 2016 yılı Mart ayında verilmiş olması nedeniyle, 2016 takvim yılı sonuna kadar düzeltme beyannamesi verilerek gerçek gider usulünden yararlanılması ve sahip olunan konutun ediniminde kullanılan krediye ilişkin olarak ödenen faizlerin indirim konusu yapılması mümkündür.

 

SORU: Hakkında iflas erteleme kararı verilen borçluya ait çekler için şüpheli alacak karşılığı ayrılabilir mi?

 

CEVAP: İcra ve İflas Kanunu’nun 179/b maddesi ile iflas erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanun’a göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takibin yapılamayacağı ve evvelce başlamış takiplerin duracağı; bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetlerin işlemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

 

İflasın ertelenmesi kararı firmadan alacağı olanların alacaklarını tahsil etme imkânını ortadan kaldırmamakta, sadece icra takiplerini engellemektedir ve İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca bu karar dava açsın açmasın tüm alacaklılar bakımından sonuç doğurmaktadır. Bu itibarla, iflası ertelenen şirketten tahsil edilemeyen ve kanuni takibe de imkan olmayan alacaklar için mahkemece iflasın ertelenmesine ilişkin kararın verildiği hesap döneminde şüpheli ticari alacak karşılığı ayrılması mümkün bulunmaktadır.

 

Bu açıklamalara göre …/…/2014 tarihinde verilen iflas erteme kararı kapsamında;

 

– Vadesi 2014 yılı içerisinde dolan dört adet çek için iflas erteleme kararının verildiği 2014 yılında şüpheli ticari alacak karşılığı ayrılması gerekmekte olup, bu dönemde karşılık ayrılmayan alacaklar için 2015 ve müteakip yıllarda karşılık ayrılması mümkün bulunmamaktadır.

 

– İflas erteleme süresi içerisinde vadesi …/…/2015 tarihinde dolan bir adet çekten kaynaklanan alacak için 2015 yılında şüpheli ticari alacak karşılığı ayrılması mümkündür.

 

SORU: Gümrükte ödenen fazla ve yersiz verginin indirim konusu yapılabilir mi?

CEVAP: 3065 Sayılı KDV Kanunu’nun 8/2’nci maddesinde; “Vergiye tabi bir işlem söz konusu olmadığı veya katma değer vergisini fatura veya benzeri vesikalarda göstermeye hakkı bulunmadığı halde; düzenlediği bu tür vesikalarda katma değer vergisi gösterenler, bu vergiyi ödemekle mükelleftirler. Bu husus kanuna göre borçlu oldukları vergi tutarından daha yüksek bir meblağı gösteren mükellefler için de geçerlidir. Bu gibi sebeplerle fazla ödenen vergiler Maliye Bakanlığının belirleyeceği usul ve esaslara göre ilgililere iade edilir.” hükmü yer almaktadır.

Aynı Kanunun “Vergi İndirimi” başlıklı 29/1’inci fıkrasında “Mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak aşağıdaki vergileri indirebilirler.” Denilmiş, fıkranın (b) bendinde; ithal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.

Yine aynı Kanun’un 34/1’inci maddesinde; yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait Katma Değer Vergisinin, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği hükmüne yer verilmiştir.

Konuyla ilgili olarak 18.07.1986 tarih 19168 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 23 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nin “Fazla Uygulanan Vergilerin İadesi” başlıklı (B) bendinde;

Sözü edilen 8/2’inci madde hükmüne göre; yersiz veya fazla hesaplanan vergilerin mükellefleri tarafından vergi dairesine yatırılması gerekmektedir. Bu şekilde fazla ödenen vergileri yüklenen kişilerin katma değer vergisi mükellefi olması halinde bu vergileri vergiye tabi faaliyetleri üzerinden hesaplanan katma değer vergilerinden indirebilmeleri mümkün olduğundan, vergi dairesince bir iade işlemi yapılmasına gerek bulunmamaktadır.

3297 sayılı Kanunla sözü edilen 8/2’inci madde hükmünde yapılan değişiklik ile yersiz ve fazla olarak uygulanan vergilerin sadece indirim hakkına sahip olmayanlara iadesi konusunda imkan getirilmiştir.

Öte yandan, ithalat sırasında fazla uygulanan vergiler ise 3297 sayılı Kanunun 14’üncü maddesi ile 3065 sayılı Kanunun 48’inci maddesine eklenen fıkra hükmüne göre, indirim hakkına sahip olmayanlara Gümrük Kanununa göre iade olunacaktır.” denilmektedir.

Yine, 28.02.2004 tarih 25387 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 91 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin “I-Fazla ve Yersiz Ödenen Vergilerin İndirim Hakkına Sahip Olanlara İadesi” başlıklı bölümünde; 5035 sayılı Kanunun 6’ncı maddesi ile Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 8’nci maddesinin 2 numaralı fıkrasında değişiklik yapılarak, fazla veya yersiz ödenen vergilerin indirim hakkına sahip olmayanlar yanında sahip olanlara iadesine de imkan tanındığı belirtilmiş, fazla veya yersiz vergiye muhatap olanların katma değer vergisi mükellefiyetinin bulunmaması, bulunsa bile fazla ve yersiz ödenen verginin indirim hakkı tanınmayan işlemlerle ilgili olması halinde, bu verginin iadesinin 23 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nin (B) bölümündeki açıklamalar çerçevesinde gerçekleştirilebilecektir şeklinde açıklanmıştır.

Buna göre, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; Halkalı Gümrük Saymanlık Müdürlüğüne ödenmesi gereken KDV’nin sehven Atatürk Hava Limanı Gümrük Saymanlık Müdürlüğüne ödenmesinde herhangi bir mal ya da hizmet ithaline yönelik fazla ve yersiz vergi söz konusu olmadığından ödenen katma değer vergisinin indirimi mümkün olmayıp, 91 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin I/6 bölümüyle atıf yapılan 23 Seri No.lu KDV Genel Tebliğinin (B) bölümünün son paragrafı gereğince ilgili gümrük saymanlık müdürlüğünden iadesinin talep edilmesi gerekmektedir.

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*