>

YMM Hilmi KİRDAY; Son Düzenlemelerle Katma Değer Vergisinde İndirim Hükümleri

 

GİRİŞ

06.04.2018 tarih ve 30383 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7104 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunla 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi mevzuatında ciddi değişiklikler yapılmıştır. Aslında 7104 sayılı kanun tasarı halinde iken kamuoyunda heyecana neden olan köklü hükümler içermekteydi. Mükelleflerin öteden beri biriken devreden katma değer vergileri iade edilecek, mükellefler 30 küsur yıllık bir yükten kurtarılacaktı. Ancak yasalaşma aşamasında yapılması beklenen birçok değişiklik kanunda yer almamıştır. Çalışmamız bahsi geçen yasa değişikliği ile Katma Değer Vergisinin indirim hükümlerinde meydana getirilen yeniliklere ilişkin olacaktır.

 

İndirim Hükümlerinde Yapılan Değişiklikler

  1. KDV İndiriminde Yıl Sınırı Uzatıldı

Katma Değer Vergisi Kanununun 29’uncu maddesine göre; “mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisi ile ithal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen katma değer vergisini indirme hakkına sahiptirler.”

Ancak aynı maddenin 3’üncü fıkrasına göre “İndirim hakkı vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilir” şeklindeydi. Fıkra son hali ile “indirim hakkı vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılını takip eden takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabilir.”

7104 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunun 8’inci maddesinin b fıkrası ile (3) numaralı fıkrasına “vuku bulduğu” ibaresinden sonra gelmek üzere “takvim yılını takip eden” ibaresi eklenmiştir. Böylelikle mükellefin kendilerine hesaplanan vergiyi indirmede 1 yıllık ek süre verilmiştir. Öteden beri indirim hakkı takvim yılı aşılmamak şartıyla yapılmakta, yılı geçtikten sonra gelen faturalar dolayısıyla sorunlar yaşanmaktaydı. Düzenleme 01.01.2019 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir.

  1. Değersiz Alacaklara Ve Şüpheli Ticari Alacaklara İlişkin Hesaplanan Katma Değer Vergisinin İndirimi

Katma Değer Vergisi Kanununun 29’uncu maddesine 4 numaralı fıkra olarak,  “Vergi Usul Kanununun 322 nci maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen katma değer vergisi, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde indirim konusu yapılabilir (Şu kadar ki Vergi Usul Kanununun 323 üncü maddesine göre karşılık ayrılmak suretiyle gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan katma değer vergisinin bu fıkra kapsamında indirim konusu yapılabilmesi için gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınması şarttır.)” ibaresi eklenmiştir.

Ayrıca “İndirilemeyecek Katma Değer Vergisi”nin açıklandığı Katma Değer Vergisi Kanununun 30’uncu maddesi (d) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (e) bendi olarak “Vergi Usul Kanununun 322’nci maddesine göre değersiz hale gelen alacaklara ilişkin alıcı tarafından ödenmeyen katma değer vergisi.” ifadesi eklenmiştir. Dolayısıyla bir önceki maddede izin verilen indirim hakkının hangi durumda olmayacağına yönelik bir belirleme yapılmıştır.

Değersiz alacaklar; kazai bir hükme veya kanaat verici bir vesikaya göre tahsiline artık imkan kalmayan alacaklardır.

Şüpheli ticari alacaklar; ticari ve zirai kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile ilgili olmak şartıyla; dava veya icra safhasında bulunan, yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş bulunan dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük alacaklardır.

Kimi zaman değersiz alacaklar ve şüpheli ticari alacaklara ilişkin katma değer vergisinin indirime konu edilmesinde sorunlar yaşanabilmekteydi. Ancak son torba kanun ile bu konuya netlik kazandırılmaya çalışılmıştır. Yine de idare tarafından uygulamanın açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

 

7104 sayılı kanunla eklenen hükümlere göre vergi indiriminde oluşan durumu şöyle özetleyebiliriz:

  1. Değersiz hale gelen alacaklara ilişkin hesaplanan ve beyan edilen katma değer vergisi, alacağın zarar yazıldığı vergilendirme döneminde indirim konusu yapılabilir.
  2. Değersiz hale gelen alacaklara ilişkin alıcı tarafından ödenmeyen katma değer vergisi indirilemeyecektir.
  3. Şüpheli ticari alacak olarak değerlendirilip, gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için gelir veya kurumlar vergisi matrahının tespitinde gelir olarak dikkate alınması şarttır.

Dolayısıyla hesap edilen ancak tahsil edilemeyen veya tahsil imkanı kalmayan katma değer vergisi tutarına indirim hakkı tanınarak işletmelerin zararının azaltılmasına imkan tanınmıştır. Düzenleme 01.01.2019 tarihinden itibaren yürürlüğe girecektir.

 

  1. Zayi Olan Mallarda Katma Değer Vergisi

Katma Değer Vergisi Kanununun 30’uncu maddesi c fıkrasına göre,  “deprem, sel felaketi ve Maliye Bakanlığının yangın sebebiyle mücbir sebep ilân ettiği yerlerdeki yangın sonucu zayi olanlar hariç olmak üzere, zayi olan mallara ait katma değer vergisi” indirilemeyecek vergiler cümlesindedir. Ancak kanunla fıkra hükmüne parantez için hüküm eklenerek zayi olan mallara ilişkin istisnai bir düzenleme yapılmıştır.

Söz konusu parantez içi hüküm şöyledir: “(Şu kadar ki Vergi Usul Kanununun 315 inci maddesine göre Maliye Bakanlığınca belirlenen faydalı ömürlerini tamamladıktan sonra zayi olan veya istisna kapsamında teslim edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlere ilişkin yüklenilen katma değer vergisi ile faydalı ömrünü tamamlamadan zayi olan veya istisna kapsamında teslim edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlere ilişkin yüklenilen katma değer vergisinin kullanılan süreye isabet eden kısmı indirilebilir.)

Parantez içi hüküm incelendiğinde aşağıda sıralı verilen vergiler 06.04.2018 tarihi itibarıyla indirime konu edilebilecektir.

– Faydalı ömürlerini tamamladıktan sonra zayi olan amortismana tabi iktisadi kıymetlere ilişkin yüklenilen katma değer vergisi,

– İstisna kapsamında teslim edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlere ilişkin yüklenilen katma değer vergisi

– Faydalı ömrünü tamamlamadan zayi olan veya istisna kapsamında teslim edilen amortismana tabi iktisadi kıymetlere ilişkin yüklenilen katma değer vergisinin kullanılan süreye isabet eden kısmı.

Böylece, zayi olan veya istisna kapsamında teslim edilen amortismana tabi sabit kıymetler nedeniyle yüklenilen verginin indiriminin düzeltilip düzeltilmeyeceği hususuna netlik kazandırılmıştır.

 

  1. Transfer Fiyatlandırması Yoluyla Örtülü Olarak Dağıtılan Kazançlara İlişkin Katma Değer Vergisi

Katma Değer Vergisi Kanununun 30’uncu maddesi (d) bendinin parantez içi hükmünde yer alan “ilişkin ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen” ibaresi “ilişkin ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen katma değer vergisi ile yurt içindeki işlemlerde mal teslimi veya hizmet ifasında bulunan mükellefler tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenen” şeklinde değiştirilmiştir.

Dolayısıyla indirilemeyecek katma değer vergisinin d bendi şu şekilde olmuştur: “Gelir ve Kurumlar Vergisi kanunlarına göre kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen katma değer vergisi. (5520 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar ile Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendine göre işletme aleyhine oluşan farklara ilişkin ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen katma değer vergisi ile yurt içindeki işlemlerde mal teslimi veya hizmet ifasında bulunan mükellefler tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenen katma değer vergisi hariç)”

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançların kurum kazancının tespitinde indirim olarak kabul edilmeyeceği; 3065 sayılı Kanunun (30/d) maddesinde, kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen giderler dolayısıyla ödenen KDV’nin hesaplanan KDV’den indirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Ancak parantez içi hüküm ile indirilemeyecek katma değer vergisinde istisnai olarak indirilebilecek vergiye ilişkin hükümler yer almaktadır.  Dolayısıyla aşağıda sayılanlar indirime konu edilebilecektir.

  • 5520 sayılı Kanunun 13 üncü maddesine göre transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar ile Gelir Vergisi Kanununun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (5) numaralı bendine göre işletme aleyhine oluşan farklara ilişkin ithalde veya sorumlu sıfatıyla ödenen katma değer vergisi
  • Yurt içindeki işlemlerde mal teslimi veya hizmet ifasında bulunan mükellefler tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenen katma değer vergisi

Katma Değer Vergisi Uygulama Genel Tebliğinde yer alan hükümleri de dikkate alırsak, transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlara ilişkin yurtdışından temin edilen hizmetler dolayısıyla sorumlu sıfatıyla ödenmiş KDV’ler ile ithalat işlemlerine ilişkin ödenmiş olan KDV’lere ek olarak aynı kapsamda yurt içindeki işlemlerde mal teslimi veya hizmet ifasında bulunan mükellefler tarafından ilgili vergilendirme döneminde beyan edilerek ödenen katma değer vergisi indirim hesaplarından çıkarılmasına gerek bulunmamaktadır.

 

SONUÇ

Çalışmamızda 7104 sayılı kanunla katma değer vergisinin indirime ilişkin maddelerinde yapılan değişikliklere yer verdik. Söz konusu değişikliklerle katma değer vergisi kanunun indirim hükümlerinde açık ve net hükümlere yer verilmiştir. Mükelleflerin kendilerine hesaplanan vergiyi indirim hakkı takvim yılını takip eden takvim aşılmama şartına bağlanmıştır. Bu şekilde indirime konu etmek için bir yıllık ek süre verildiği söylenebilir. Bahsettiğimiz düzenlemelere ilişkin uygulama genel tebliğlerinin de en kısa zamanda yayımlanıp, uygulamaya ilişkin yaşanabilecek belirsizliklere tam anlamıyla son verileceğini düşünmekteyiz.

Mükelleflerin bu zamana kadar birikmiş devreden katma değer vergisinin iade edileceğine ilişkin hükümlerin kanun tasarısında olması kamuoyunda büyük heyecana neden olmuştu. Söz konusu tutarların mükelleflere iade edilmesinin bir gereklilik olduğu vergi paydaşları tarafından çokça beyan edilmiştir. İlerleyen yıllarda bu konunun tekrar gündeme alınıp, mükelleflerimizin beklentisinin giderileceğini ümit etmekteyiz.

 

 

Hilmi KİRDAY

Yeminli Mali Müşavir

 

 

YARARLANILAN KAYNAKLAR

– 213 sayılı Vergi Usul Kanunu

– 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu

– Katma Değer Vergisi Uygulama Genel Tebliği

– 7104 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu Ve Bazı Kanunlar İle 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

– 7104 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu Ve Bazı Kanunlar İle 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Gerekçesi

 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*