>

YMM Hilmi KİRDAY; Vergi Usul Kanunu’nda Tebligat Hükümleri Baştan Aşağa Değişti!

Vergi Usul Kanunu’nda Tebligat Hükümleri Baştan Aşağa Değişti!

Giriş

05.12.2017 tarih ve 30261 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, “torba kanun” olarak adlandırılan kanunlardan olan 7061 sayılı “Bazı Vergi Kanunları ile Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ile birçok alanda düzenlemeler yapıldığı gibi vergi usul kanununda da çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Vergi usul kanununda yapılan değişiklikler çoğunlukla kanunun “tebliğ” hükümlerinde olmuştur. 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 101, 102, 103 ve 157. Maddelerinde köklü değişiklikler yapılmıştır. Konuyla ilgili olarak 17.12.2017 tarih ve 30273 sayılı Resmi Gazete’de Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği yayımlanmıştır. Çalışmamızda yapılmış olan değişikliklerle oluşan yeni usul ve esaslara ilişkin açıklamalar yer alacaktır.

 

  1. “Bilinen Adresler” Değiştirilmiştir.

Vergi Usul Kanununun 101 inci maddesinde, sekiz alt başlık halinde düzenlenen bilinen adresler, üç alt başlık halinde aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:

“MADDE 101- Bu Kanuna göre bilinen adresler şunlardır:

  1. Mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri,
  2. Yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adresleri,
  3. 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi.

Birinci fıkranın (1) ve (2) numaralı bentlerinde yazılı bilinen adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanı dikkate alınır ve tebliğ öncelikle bu adreste yapılır.

İşyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamaması, işin bırakılması veya işin bırakılmış addolunması hallerinde tebliğ, gerçek kişilerde kendisinin, tüzel kişilerde bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerinden birinin, tüzel kişiliği olmayan teşekküllerde ise bunları idare edenler veya varsa temsilcilerinden herhangi birinin adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılır.

İşyeri adresi olmayanlara tebliğ, doğrudan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde yapılır.”

Yapılan değişiklikler incelendiğinde;

  • İşi bırakmada bildirilen adresler, vergi beyannamelerinde bildirilen adresler ve vergi mahkemesinde dava açma dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler “bilinen adresler” arasından çıkarılmıştır. Dolayısıyla bu adresler artık tebligat yapmaya elverişli adres olmaktan çıkarılmıştır.
  • 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi yani MERNİS kaydı bilinen adreslere eklenmiştir.
  • Maddede öncelikle ilk iki bentte yer alan yerlere tebligat yapılması gerektiği, bu yapılamadığı takdirde mükelleflerin ikamet adreslerine tebligat yapılacağı hükme bağlanmıştır.

 

Öteyandan 485 numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde ise, “bilinen yerleşim yeri adresi olarak sadece 5490 sayılı Kanuna göre oluşturulan adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi kabul edildiğinden, mükellef tarafından vergi idaresine yerleşim yeri adresi bildirimi yapılmayacak, şayet yapılmış ise bu bildirimde yer alan adres yerleşim yeri adresine yapılacak tebligatlarda dikkate alınmayacağı” hükmü yer almaktadır.

 

  1. “Tebliğ evrakının teslimi” maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

“MADDE 102- Tebliğ olunacak evrakı içeren zarf posta idaresince muhatabına verilir ve bu durum muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunur.

Muhatap imza edecek kadar yazı bilmez veya herhangi bir sebeple imza edemeyecek durumda bulunursa sol elinin başparmağı bastırılmak suretiyle tebliğ edilir.

Muhatap tebellüğden imtina ederse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Posta memuru, durumu tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza ederek, tebliğ olunacak evrakı tebliği yaptıran idareye teslim eder. Bu durumda tebliğ, pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihte yapılmış sayılır.

Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde sayılan işyeri adreslerine tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak olanların bu adreste bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bu durumda bu Kanunun 101 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre işlem yapılır.

Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı gönderildiği idareye iade edilir. Bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılır. İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Bu durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakı, gönderildiği idareye iade edilir. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılır.

Maliye Bakanlığı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

Madde metninin değişmeden önceki halinde; muhatap tebliğ zarfını almadığı takdirde, tebliğ zarfı bunu düzenleyen idareye gönderilip ilerleyen zamanda tekrar tebliğ edilmeye çalışılırdı. İkinci defa tebliğe çıkan evrak tebliğ edilemediği takdirde, tebliğ ilan yolu ile yapılırdı.

Yapılan yeni düzenleme ile tebliğ evrakı muhatap tarafından alınmadığı takdirde, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılacak, bu durumda ise tebliğ, pusulanın kapıya yapıştırıldığı tarihte yapılmış sayılacaktır. Bunun İdare için tebligat yapmayı kolaylaştırıcı bir işlem olduğu görülmektedir.

Ancak tebliğ yapılacak muhatap adresinde bulunmazsa, posta memuru tarafından tebliğ alındısı şerh ve imza edilen tebliğ evrakı ilgili idareye geri gönderilecektir. İlgili idare tarafından münasip bir süre sonra tekrar tebliğ çıkılır.  İkinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusula kapıya yapıştırılır. Tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacaktır.

Öte yandan, geçici olarak başka yere gittiği, bilinen adreslerinde bulunanlar veya komşuları tarafından bildirildiği takdirde bu durumu tutanak altına alıp, evrakın gönderen kuruma iadesi yapılacağına ilişkin hükümler ise madde metninden çıkarılmıştır.

 

  1. İlan yoluyla tebliğ aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“MADDE 103- Aşağıda yazılı hallerde tebliğ ilan yoluyla yapılır:

  1. Muhatabın bu Kanunun 101 inci maddesi kapsamında bilinen adresi yoksa,
  2. Bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (2) numaralı bentlerinde sayılan bilinen adreste tebliğ yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı bir adresi bulunmazsa,
  3. Yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkân bulunmazsa,
  4. Başkaca nedenlerden dolayı tebliğ yapılmasına imkân bulunmazsa.”

Bu maddede de ilk iki maddede yapılan değişikliklere uyumlu hale getirilmiştir.

 

  1. İkamet (MERNİS) adresini bildirme zorunluluğu kaldırılmıştır.

Kanunun 157 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “veya ikamet” ibaresi madde metninden çıkarılarak; mükelleflerin yeni ikamet adresini vergi dairelerine bildirme zorunluluğu kaldırılmıştır.

 

SONUÇ

Bilindiği üzere beyan üzerine alınan vergilerde tarhedilen verginin ilgilisine tebliğ edilmesi üzere vergi tahakkuk etmiş olur. Vergilendirmede böylesine önem teşkil eden bir aşamanın da ilgililer tarafından dikkatle takip edilmesi gerekmektedir. Yapılan değişikliklerle, ikamet adresi tebligat yapılacak bilinen adresler arasına alınmıştır. Öte yandan muhatapların tebliğ edilecek evrakı almaktan imtina etmelerini engelleyecek bir yöntem belirlenmiştir. 485 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde belirtilen tüm hususların posta yerine memur vasıtasıyla yaptırılması durumunda geçerli olacağı hükmü yer almaktadır. Yapılan değişikliklerin 01.01.2018 tarihinden itibaren uygulamaya konulacağı unutulmamalıdır.

 

Yeminli Mali Müşavir

Hilmi KİRDAY

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*