Tasfiye Dönemi Ve Tasfiye Kar Veya Zararı

1- GİRİŞ

Tasfiye bir kurumun ticari faaliyetlerinin tamamen sona erdirilmesine yönelik yapılan işlemler sürecidir. Bu işlemler, kurumun mal varlığının elden çıkarılması, alacakların tahsili, borçların ödenmesi, mükellefiyetlerin yerine getirilmesi ile hissedar, yönetici, çalışanlar ve üçüncü kişilerle olan ilişkilerin tamamen sona erdirilmesi sürecini kapsar. Her ne sebeple olursa olsun, tasfiye haline giren kurumların vergilendirilmesinde hesap dönemi yerine tasfiye dönemi geçerli olur.

1.1- Tasfiyenin Tanımı

5520 sayılı KVK’da (Kurumlar Vergisi Kanunu) temel hatlarıyla tasfiyenin nasıl yapılacağına ilişkin hükümler yer almaktadır. Ancak, tasfiyenin tanımına yer verilmemiştir. 6762 sayılı TTK’nın (Türk Ticaret Kanunu) 434-454 maddelerinde anonim şirketlerin, 549-555 maddelerinde ise limited şirketlerin, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 81. maddesinde kooperatiflerin, tasfiyesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.

6762 sayılı TTK’nın ve 5520 sayılı KVK’nın tasfiyeye ilişkin hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, tasfiye işlemleri, kurumların yetkili organlarının kararları doğrultusunda, faaliyetlerine son vererek, mevcut alacak ve borçların tayin ve tespiti, alacakların tahsili, borçların ödenmesi, tasfiye karının tespit edilerek ödenmesi gereken vergilerin doğru tespiti ile kurumun kalan varlığının pay sahiplerine hisseleri oranından dağıtılarak, tüzel kişiliklerinin sona erdirilmesinden oluşmaktadır.

1.2- Tasfiyenin Uygulanacağı Kurumlar

5520 sayılı KVK’nın 1. maddesinde sayılan ve tam mükellef olan sermaye şirketleri, kooperatifler ve özel kanunlarına göre kurulmuş iktisadi kamu kuruluşlarının tasfiye sürecinde tasfiye hükümlerinin uygulanacağı kesindir.

Ancak, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmeler ile özel kanunu ve tüzel kişiliği bulunmayan iktisadi kamu müesseselerinin tasfiye işlemlerine ilişkin, 03.04.2007 tarih ve 26482 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nin tasfiye karı başlıklı 17/4 bölümünde, söz konusu kuruluşların mükellefiyetinin, şahıs işletmelerinde olduğu gibi işin bırakılmasıyla sona ereceği, bu tür kuruluşlarda tasfiyenin, mevcut iktisadi kıymetler, ya satılmak ya da bağlı olduğu kurum, dernek veya vakfa fatura edilerek işletmeden çekilmek suretiyle sonuçlandırılacağı, bu kapsamda işi bırakan mükelleflerin ilgili döneme ait kurumlar vergisi beyannamelerinin ise 5520 sayılı KVK’nın 14. maddesinde belirtilen sürede verileceği belirtilerek, söz konusu kuruluşların tasfiye hükümlerine tabi olmadığı açıkça vurgulanmıştır. İş ortaklıklarında tasfiye hükümlerinin uygulanmayacağı, 03.04.2986 tarih ve 19067 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 31 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğindeki açıklamalardan anlaşılmaktadır.

Dar mükellef kurumların tasfiye sürecinde, tasfiye hükümlerinin uygulanacağı 5520 sayılı KVK’nın 22. maddesinde açıkça belirtilmiştir.

2- TASFİYE DÖNEMİ

Her ne sebeple olursa olsun, tasfiye haline giren kurumların vergilendirilmesinde normal hesap dönemi yerine tasfiye döneminin geçerli olacağı, belirtilmiştir.

Tasfiye, aynı takvim yılı sonuna kadar olan dönemde tamamlandığında, tasfiye dönemi, kurumun tasfiyeye girdiği tarih ile tasfiyenin bittiği tarihi kapsayan dönemden oluşur.

Tasfiyenin birden fazla takvim yılını kapsaması durumunda, başlangıç tarihinden aynı takvim yılı sonuna kadar olan dönem ile bu dönemden sonraki her takvim yılı ve tasfiyenin sona erdiği dönem için, ilgili takvim yılı başından tasfiyenin bitiş tarihine kadar olan dönemin, bağımsız bir tasfiye dönemi sayılacağı belirtilmiştir. Bu doğrultuda, özel hesap dönemine tabi kurumlar tasfiyeye girmeleri halinde, tasfiyeye girdikleri dönemden itibaren takvim yılı esasında vergilendirileceklerdir.

2.1- Tasfiyenin Başlangıcı

6762 sayılı TTK’nın 438. maddesinde, infisahın iflastan başka bir sebepten ileri gelmesi halinde yönetim kurumlunca ticaret siciline tescil ve en çok birer hafta ara ile üç defa ilan ettirileceği ve söz konusu tescil işleminin gerçekleştirildiği tarihin sermaye şirketleri için tasfiyenin başlangıcı olarak kabul edileceği belirtilmiştir. 5520 sayılı KVK’nın 17/1 maddesindeki düzenleme de aynı doğrultuda olup, tasfiyenin kurumun tasfiyeye girmesine ilişkin genel kurul kararının tescil edildiği tarihte başlayacağı ifade edilmiştir.İflas halinde ise, tasfiyenin başlangıcı ilgili mahkemenin iflas kararına göre belirlenir. Bu kararda belirtilen iflasın açılma tarihi tasfiyeye giriş tarihi olarak kabul edilir.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 82. maddesinde, iflastan gayrı hallerde kooperatifin dağılması, yetkili organlar tarafından ticaret siciline tescil ile ilan ettirileceği, hükmüne yer verilerek, kooperatiflerde tasfiyenin başlangıcı olarak, infisahın ticaret siciline tescil ettirildiği tarihin esas alınacağı ifade edilmiştir. İflas halinde ise, durum sermaye şirketlerinde olduğu gibi gerçekleştirilir.

Tasfiye hükümlerinin uygulanacağı diğer kurumlarda, tasfiyenin başlangıcı statülerindeki esaslara göre tayin edilir.

2.2- Tasfiyenin Sonuçlanması

5520 sayılı KVK’nın 17/1 maddesinde, “tasfiye, tasfiye kararının tescil edildiği tarihte sona erer,” hükmüne yer verilerek tasfiyenin ne zaman sonuçlanacağı açık bir şekilde ifade edilmiştir.

2.3- Tasfiye Dönemine İlişkin Örnekler

Örnek 1- Tasfiyenin aynı takvim yılı içinde sonuçlanması hali;

ABC A.�z. 02.03.2007 tarihinde tasfiye kararı almış olup, söz konusu kararı ticaret siciline 15.02.2008 tarihinde tescil ettirmiştir. Tasfiyenin sonuçlandığına ilişkin kararı ise 20.12.2008 tarihinde tescil ettirmiştir. Bu örneğimize göre ABC A.�z.’nin tasfiye dönemi aşağıdaki gibi gerçekleşecektir.

Kurumun tasfiye kararını tescil tarihi ………………………. : 15.02.2008
Tasfiyenin bitiş kararının tescil tarihi ………………………. : 20.12.2008
Tasfiye dönemi …………………………………………………….. : 15.02.2008 20.12.2008

Örnek 2-Tasfiyenin birden fazla takvim yılı devam etmesi hali;

KLM A.�z. 11.04.2007 tarihinde tasfiye kararı almış olup, söz konusu kararı ticaret siciline 16.04.2007 tarihinde tescil ettirmiştir. Tasfiyenin sonuçlandığına ilişkin kararı ise 22.06.2009 tarihinde tescil ettirmiştir. Bu örneğimize göre ABC A.�z.’nin tasfiye dönemleri aşağıdaki gibi gerçekleşecektir.

Kurumun tasfiye kararını tescil tarihi …………………….. : 16.04.2007
Tasfiyenin bitiş kararının tescil tarihi …………………….. : 22.06.2009
I. Tasfiye dönemi ………………………………………………… : 16.04.2007– 31.12.2007
II. Tasfiye dönemi ……………………………………………….. : 01.012008 – 31.12.2008
III. Tasfiye dönemi ………………………………………………. : 01.01.2009 – 22.06.2009

3- TASFİYE KAR VEYA ZARARI

Tasfiye halindeki kurumların vergi matrahı tasfiye kârıdır. Tasfiye kârı ise, tasfiye döneminin sonundaki servet değeri ile tasfiye döneminin başındaki servet değeri arasındaki olumlu farktan oluşur.

3.1- Servet Değeri

Kurum kazancı, bilanço esasında, özsermaye kıyaslaması suretiyle tespit edilir. Bilanço esasında defter tutan gelir vergisi mükelleflerine ait ticari kazanç tespitinde de aynı esas geçerlidir. Tasfiye halindeki kurumlarda kurum kazancı, 5520 sayılı KVK 17/4’de de belirtildiği üzere servet değerine göre tespit edilir. 5520 sayılı KVK’nın 17/5. maddesinde, tasfiye dönemi başındaki ve tasfiye dönemi sonundaki servet değerinin, kurumun tasfiye dönemi başındaki ve sonundaki bilançosunda görülen özsermayesi olduğu belirtilerek, esasında servet değerinin özsermayeden farklı olmadığı vurgulanmıştır.

Özsermayenin nasıl tespit edileceğine 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 192. maddesinde yer verilmiştir. Buna göre özsermaye, aktif toplamı ile borçlar arasındaki farktan oluşmakta olup, aynı zamanda ortakların işletmeye koyduğu varlığı ifade etmektedir.

Böylece, özsermaye tespitinin iki usulle yapılabileceği de ortaya çıkmaktadır. Filhakika özsermaye, ya analitik usulle, yani aktif toplamından borçlar çıkarılarak, yahut da sentez usullü ile, öz sermaye unsurları teker teker toplanmak suretiyle bulunur.

3.1.1- Tasfiye dönemi başı servet değeri

Tasfiye dönemi başındaki servet değeri, kurumların tasfiye dönemi başındaki bilançosunda görülen özsermayesidir. Her çeşit karşılıklar ile dağıtılmamış kazançlar bu sermayeye dahildir, ancak vergi kanunlarına göre ayrılmış olan her türlü amortismanlar ve karşılıklar ile sigorta şirketlerinin teknik karşılıkları ve hissedar veya sahip olmayan kimselere dağıtılacak olan kazançlar tasfiye dönemi başı öz sermayeye dahil değildir.

Karşılıklar, ya aktifte yer alan bir kaleme ilişkin olarak, ya da hasıl olması beklenen bir gider veya zarara yönelik olarak, ilgili dönem karından ayrılmak suretiyle meydana getirilmektedir. Vergi kanunlarına göre ayrılmış ve ayrıldıkları dönemin vergiye tabi kazancından tenzil edilen karşılıkların büyük bölümü 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenmiş olmakla beraber, sigorta şirketlerinin teknik karşılıkları gibi diğer kanunlarda yer alan karşılıklarda bulunmaktadır.

– Vergi kanunlarına göre ayrılmış olan her türlü amortismanlar ve karşılıklar ile sigorta şirketlerinin teknik karşılıkları (KVK 17/6-a);

Vergi kanunlarına göre ayrılmış olan amortismanlar ve karşılıklar ile sigorta şirketlerinin teknik karşılıkları, tasfiye dönemi başı öz sermayesine dahil edilmezler.

Birikmiş amortismanlar ilgili bulunduğu varlık satıldıkça kar hesaplarına aktarılır. Değer artış fonları da, amortismanlar gibi aynı uygulamaya tabi tutulur. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na uygun olarak ayrılmış olan şüpheli alacaklar, söz konusu alacak tahsil edildiği taktirde kara ilave edilecek, tamamen değersiz hale gelmesi durumunda ise değersiz alacak tutarı ile karşılıklı yok edilecektir.

Sigorta şirketleri tarafından ayrılan muallak hasar ve tazminat karşılıkları, kazanılmamış prim karşılıkları, hayat sigortalarında matematik karşılıklar ve deprem hasar karşılıkları ayrılmalarını izleyen hesap dönemi başında yeniden kara nakledilecek ve tasfiye dönemi sonu bilançosunda yer almayacaktır.

– Hissedar veya sahip olmayan kimselere dağıtılacak olan kazanç kısmı (KVK 17/6-b);

Kurumlar, hissedarları veya şirket müdürü ve çalışanları gibi hissedar olmayan kimselere dağıtılmak üzere kardan pay ayırabilirler. Söz konusu miktarlar dağıtılmadığı sürece bilançonun pasifinde özel bir hesapta tutulurlar. Tasfiye dönemi başı öz sermayesine dahil edilmezler. �zayet bunlar ayrılış amacına uygun olarak tasfiye döneminde hak sahiplerine ödenmemişse tasfiye dönemi sonu servet değerine ilave edilirler.

3.1.2- Tasfiye dönemi sonu servet değeri

Tasfiye dönemi sonundaki servet değeri, kurumun tasfiye sonundaki bilançosunda görülen öz sermayesidir. Tasfiye döneminde, aktifteki kıymetler paraya çevrilmiş, alacaklar tahsil edilmiş ve borçlar da ödenmiştir. Bu sebeple, tasfiye dönemi sonu bilançosu, aktifinde kurumun nakit mevcudu ile pasifinde nakit mevcudunun dağıtılacağı hissedarların paylarını belirten basit bir tablo haline gelmiştir.

Bir yıldan fazla süren tasfiyelerde de izleyen tasfiye dönemlerinin başındaki servet değeri, bir önceki dönemin son bilançosunda görülen servet değeri, yani özsermayesidir.

3.2- Tasfiye Karının Tespiti

Tasfiye karı, tasfiye döneminin sonundaki servet değeri ile tasfiye döneminin başındaki servet değeri arasındaki olumlu farktır.

Ancak, 5520 sayılı KVK’nın 17/4. maddesinde, tasfiye kârı hesaplanırken, tasfiye dönemi başındaki ve sonundaki servet değerlerine bazı ilaveler yapılacağı ve bu ilaveler neticesinde şekillenecek servet değerlerinin kıyaslamaya esas alınacağı belirtilmiştir.

3.2.1-Tasfiye dönemi başındaki servet değerine yapılacak ilaveler

-Mevcut sermayeye ilave olarak ortaklar veya kurum sahipleri tarafından yapılan ödemeler tasfiye döneminin başındaki servet değerine eklenir. Ortak ve kurum sahipleri tarafından yapılan söz konusu ödemeler, sermaye, kar veya ihtiyat hesaplarına ilave şeklinde olmalıdır. Bu şekildeki ödemeler, dönem başı servet değerine ilave edilerek vergiye tabi tutulmaları önlenmiş olur.

-Tasfiye esnasında elde edilen ve vergiden istisna edilmiş olan kazanç ve iratlar tasfiye döneminin başındaki servet değerine eklenir. Tasfiye sürecinde de kurumlar vergiden istisna kazanç elde etmeleri durumunda tasfiye dönemi başı servet değerine ilave edilir. Böylece, tasfiye karı söz konusu kazanç kadar düşük tespit edilir ve söz konusu istisna kazanç vergiye tabi tutulmaz.

3.2.2-Tasfiye dönemi sonundaki servet değerine yapılacak ilaveler

Tasfiye sürecinde ortaklar veya kurum sahiplerine tasfiye esnasında avans olarak veya diğer şekillerde yapılan her türlü ödemeler tasfiyenin sonundaki servet değerine eklenir. Hissedar veya sahiplere yapılan ödemeler iki grupta toplanabilir;

-Hissedar veya sahiplere, tasfiyeye girmeden önce, mevcut olan sermaye, yedek akçe veya birikmiş karlardan ödeme yapılabilir. Bunlar tasfiye dönemi başı servet değerine dahildir. Tasfiye sürecinde ödenmeleri durumunda tasfiye dönemi sonu bilançosunda yer almazlar. Tasfiye dönemi sonundaki servet değerine eklenerek, tasfiye dönemi kazancını olumsuz etkileri önlenmiş olur.

-Ödeme, tasfiye dönemi içinde doğan kardan yapılmış olabilir. Tasfiye dönemi başındaki bilançoda yer almayan bir “servet değeri” tasfiye dönemi sonu servet değerine eklenmek suretiyle tasfiye karı olarak kavranması sağlanmış olur.

2.2.3-Tasfiye karının hesabında giderler

5520 sayılı KVK’nın 17/4 maddesinde, tasfiye kârının hesaplanması sırasında, kanunun 8, 9, 10 ve 11. madde hükümlerinin de ayrıca dikkate alınacağı belirtilmiştir. Tasfiye karı, kurum kazancının tespitine ilişkin esaslar dahilinde hesaplanır. Kanunun belirtilen madde hükümlerinde yer alan, indirilecek giderler, zarar mahsubu, diğer indirimler ve kabul edilmeyen indirimlerle ilgili hükümleri, tasfiye karı hesaplanırken de dikkate alınacaktır.

3.3- Tasfiye Karının Tespitine İlişkin Örnekler

Örnek 1– ABC A.�z. tasfiyeye giriş kararını 21.03.2008 tarihinde, tasfiyenin son bulduğuna ilişkin kararını da 26.12.2008 tarihinde tescil ettirmiştir. Adı geçen kurumun 21.03.2008 tarihli tasfiyeye giriş ve 26.12.2008 tarihli tasfiye sonu bilançolarına ilişkin bilgiler ile tasfiye döneminde yapılan işlemlere ilişkin bilgiler aşağıdaki gibidir.

Aktif ABC A.�z.’nin 21.03.2008 Tarihli Tasfiyeye Giriş Bilançosu (TL) Pasif

1- Dönen Varlıklar 1.500.000 3- Kısa Vadeli Yabancı

Kaynaklar

1.000.000
10 Hazır Değerler 32 Ticari Borçlar
100 Kasa 100.000 320 Satıcılar 500.000
102 Bankalar 600.000 321 Borç Senetleri 400.000
11 Ticari Alacaklar 36 Ödenecek Vergi ve Diğer

Yükümlülükler

120 Alıcılar 150.000 360 Ödenecek Vergi ve

Fonlar

100.000
121 Alacak Senetleri 200.000 5- Özkaynaklar 1.300.000
15 Stoklar 50 Ödenmiş Sermaye
153 Ticari Mallar 450.000 500 Sermaye 1.200.000
2- Duran Varlıklar 700.000 800.000 501 Ödenmemiş Sermaye (200.000)
25 Maddi Duran Varlıklar 59 Dönem Net Karı
252 Binalar 600.000 590 Dönem Net Karı 300.000
253 Tesis, Makine ve

Cihazlar

400.000
257 Birikmiş Amortismanlar (200.000)
Aktif Toplamı 2.300.000 Pasif Toplamı 2.300.000

Tasfiye dönemi içersinde gerçekleştirilen işlemler;

– Bankadaki para çekilmiş ve alacaklar tahsil edilmiştir.

– Ticari mallar 600.000 TL’ye satılmıştır.

– Duran varlıklardan binalar 900.000 TL’ye, tesis, makine ve cihazlar ise 500.000 TL’ye satılmıştır.

– Tasfiye gideri olarak 150.000 TL harcanmıştır.

– Borçlar ile vergi ve fonlar ödenmiştir.

– Ortaklar, ödenmemiş sermaye miktarı olan 200.000 TL’yi tasfiye döneminde ödemişlerdir.

– Tasfiye giriş bilançosunda dönem net karı olarak yer alan 300.000 TL’den, GVK’nın 94/b-i maddesi gereğince % 15 oranında gelir vergisi stopajı yapılmış ve ilgili vergi dairesine ödenmiş, kalan miktar 10.04.2008 tarihinde ortaklara hisseleri oranında dağıtılmıştır.

Tasfiye döneminde gerçekleştirilen işlemleri, tasfiye sonu bilançosunda yer alan Kasa ve Dönem Kar-Zararı hesapları dahilinde belirttiğimizde; aşağıdaki tablolardaki durum oluşmuştur. Özetle aşağıdaki tabloda belirtildiği üzere, tasfiye dönemi başındaki kasa mevcudu ile kasaya para girişine yol açan işlemler kasa hesabının borç kısmına, kasadan para çıkışına yol açan işlemler de alacak kısmına yazılmış ve tasfiye dönemi sonu kasa mevcudu 1.350.000 TL olarak tespit edilmiştir.

Borç 100 Kasa Hesabı (TL) Alacak

Dönem başı mevcut 100.000

Bankadan çekilen 600.000

Alıcılardan tahsil edilen 150.000

Alacak senetleri tahsili 200.000

Emtia satışı (ticari mallar) 600.000

Binaların satışı 900.000

Tesis, makine ve cihazların satışı 500.000

Ödenmemiş sermayenin ödenmesi 200.000

Genel Toplam 3.250.000

Borçların ödenmesi 1.000.000

Vergi ve fonların ödenmesi 100.000

Yapılan giderler 150.000

Önceki dönem karının dağıtılması 300.000

(vergi ve kar)

Toplam 1.550.000

Kasa mevcudu 1.700.000

Genel Toplam 3.250.000

Aşağıdaki tabloda belirtildiği üzere, Dönem Kar-Zararı hesabının borç kısmına yapılan giderler, alacak kısmına da emtia satışından elde edilen 150.000 TL kar ile sabit kıymetin satış değerinden net defter değerini düştüğümüzde kalan 200.000 TL kar yazılmış ve yapılan hesaplamalar neticesinde dönem karı 550.000 TL olarak tespit edilmiştir.

Borç Dönem Kar-Zararı (TL) Alacak

Yapılan giderler 150.000

Dönem Karı 200.000

Genel Toplam 350.000

Emtia satış karı 150.000

Binalar ile tesis, makine ve cihazların

satış karı 200.000

Genel Toplam 350.000

Yapılan hesaplamalar neticesinde ABC A.�z.’nin tasfiye dönemi sonu bilançosu aşağıdaki gibi tespit edilmiştir.

Aktif ABC A.�z.’nin 05.12.2007 Tarihli Tasfiye Sonu Bilançosu (TL) Pasif

1- Dönen Varlıklar 1.700.000 5- Özkaynaklar 1.700.000
10 Hazır Değerler 50 Ödenmiş Sermaye
100 Kasa 1.700.000 500 Sermaye 1.500.000
59 Dönem Net Karı
590 Dönem Net Karı 200.000
Aktif Toplamı 1.700.000 Pasif Toplamı 1.700.000

Tasfiye dönemi başı ve sonundaki servet değerlerinin karşılaştırması ile tasfiye kar-zararının tespiti aşağıdaki gibidir. (TL)

Dönem Başı Servet Değeri 1.500.000
-Gerçek Aktif 2.300.000
Aktif Toplamı 2.500.000
Amortismanlar (-)(KVK17/6-a) 200.000
-Borçlar Toplamı (1.000.000)
-Tasfiye döneminde Sermayeye ilave (KVK 17/4-a) 200.000
Dönem Sonu Servet Değeri 2.000.000
-Gerçek Aktif 1.700.000
Aktif Toplamı 1.700.000
-Borçlar Toplamı
-Tasfiye döneminde dağıtılan kar (KVK 17/4-a) 300.000
Tasfiye Karı 500.000

Yukarıdaki tabloda özetle belirtildiği üzere, kurumun tasfiye dönem başı bilançosunda toplam aktifi 2.500.000 TL’dir. KVK’nın 17/6-a hükmü gereğince amortismanlar özsermayeye dahil edilmemiş, sabit kıymetlerin satışı esnasında kar hesaplarına aktarılmıştır. Bu hesaplamalar neticesinde gerçek aktif miktarı 2.300.000 TL olarak tespit edilmiştir. Gerçek aktif miktarından pasifte yer alan borçları düştüğümüzde tasfiye dönemi başı servet değeri 1.300.000 TL olarak gerçekleşmiştir. Ancak, KVK’nın 17/4-a-2 hükmüne göre ortakların tasfiye döneminde sermayeye ilaveten ödedikleri 200.000 TL sermaye tutarının da tasfiye dönemi başı servet değerine eklenmesi gerekmektedir. Bu sebeple, tasfiye dönemi başı servet değeri toplamı 1.500.000 TL olarak oluşmuştur.

Tasfiye dönem sonu bilançosunda aktif toplamı aynı zamanda gerçek aktif miktarıdır. Borçların tamamının ödenmesinden dolayı da servet değerinin tespiti için aktif toplamından düşülecek herhangi bir değer bulunmamaktadır. Bu durumda, tasfiye dönem sonu servet değeri 1.700.000 TL olarak gerçekleşmiştir. Ancak, tasfiye dönem başı bilançosunda yer alan dönem karı tasfiye döneminde ortaklara dağıtılmıştır. KVK’nın 17/4-a hükmü gereğince söz konusu miktarın tasfiye dönemi sonu servet değerine eklenmesi gerekmektedir. Bu sebeple, tasfiye dönem sonu servet değeri toplamı 2.000.000 TL olarak oluşmuştur.

Örnek 2-KLM Ltd. �zti. tasfiyeye giriş kararını 12.08.2007 tarihinde, tasfiye bitiş kararını da 11.10.2008 tarihinde tescil ettirmiştir. Adı geçen kurumun 12.08.2007 tarihli tasfiyeye giriş, 31.12.2007 tarihli dönem sonu ve 11.10.2008 tarihli tasfiye sonu bilançolarına ilişkin bilgiler ile tasfiye döneminde yapılan işlemler aşağıdaki gibidir.

Aktif KLM Ltd. �zti.’nin 12.08.2007 Tarihli Tasfiyeye Giriş Bilançosu (TL) Pasif

1- Dönen Varlıklar 635.000 3- Kısa Vadeli Yabancı

Kaynaklar

185.000
10 Hazır Değerler 32 Ticari Borçlar
100 Kasa 50.000 320 Satıcılar 50.000
102 Bankalar 150.000 321 Borç Senetleri 110.000
11 Ticari Alacaklar 36 Ödenecek Vergi ve Diğer

Yükümlülükler

120 Alıcılar 55.000 360 Ödenecek Vergi ve

Fonlar

25.000
121 Alacak Senetleri 90.000 5- Özkaynaklar 1.950.000
128 �züpheli Ticari

Alacak

30.000 50 Ödenmiş Sermaye
129 �züpheli Ticari

Alacak Karşılığı

(30.000) 500 Sermaye 1.900.000
15 Stoklar 501 Ödenmemiş Sermaye
153 Ticari Mallar 290.000 59 Dönem Net Karı
2- Duran Varlıklar 700.000 1.500.000 590 Dönem Net Karı 50.000
25 Maddi Duran Varlıklar
252 Binalar 1.500.000
253 Demirbaşlar 150.000
257 Birikmiş Amortismanlar (150.000)
Aktif Toplamı 2.135.000 Pasif Toplamı 2.135.000

Tasfiye dönemi başından dönem sonuna kadar aşağıdaki işlemler gerçekleştirilmiş ve 31.12.2007 dönem sonu aşağıdaki gibi oluşmuştur.

– Senetsiz alacaklar ile şüpheli alacakların tamamı tahsil edilmiş ve senetsiz borçların tamamı ile vergiler ödenmiştir. Stoklar 350.000 TL’ye satılmıştır. Dönem sonunda sabit kıymetler için 33.000 TL amortisman ayrılmış ve diğer dönem sonu işlemleri yapılmıştır.

Aktif KLM Ltd. �zti.’nin 31.12.2007 Tarihli Dönem Sonu Bilançosu (TL) Pasif

1- Dönen Varlıklar 620.000 3- Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar 110.000
10 Hazır Değerler 32 Ticari Borçlar
100 Kasa 380.000 321 Borç Senetleri 110.000
102 Bankalar

150.000

5- Özkaynaklar 1.977.000
11 Ticari Alacaklar 50 Ödenmiş Sermaye
121 Alacak Senetleri 90.000 500 Sermaye 1.900.000
2- Duran Varlıklar 700.000 1.467.000 501 Ödenmemiş Sermaye
25 Maddi Duran Varlıklar 57 Geçmiş Yıllar Karları
252 Binalar 1.500.000 570 Geçmiş Yıl Karı 50.000
253 Demirbaşlar 150.000 59 Dönem Net Karı
257 Birikmiş

Amortismanlar

(183.000) 590 Dönem Net Karı 27.000
Aktif Toplamı 2.087.000 Pasif Toplamı 2.087.000

01.01.2008 dönem başından, 11.10.2008 tasfiye dönemi sonuna kadar yapılan işlemler aşağıdaki gibi olup, tasfiye dönem sonu bilançosu aşağıdaki gibi oluşmuştur.

-Alacakların tamamı tahsil edilmiş ve borçların tamamı ödenmiştir. Sabit kıymetler 2.000.000 TL’ye satılmıştır.

Aktif KLM Ltd. �zti.’nin 10.10.2006 Tarihli Dönem Sonu Bilançosu (TL) Pasif

1- Dönen Varlıklar 2.510.000 5- Özkaynaklar 2.510.000
10 Hazır Değerler 50 Ödenmiş Sermaye
100 Kasa 2.510.000 500 Sermaye 1.900.000
57 Geçmiş Yıllar Karları
570 Geçmiş Yıl Karları 77.000
59 Dönem Net Karı
590 Dönem Net Karı 533.000
Aktif Toplamı 2.510.000 Pasif Toplamı 2.510.000

a) 1.Tasfiye Dönemi Kar-Zararı; (TL)

Dönem Başı Servet Değeri 1.950.000
-Gerçek Aktif 2.135.000
Aktif Toplamı 2.315.000
Amortismanlar (-) 150.000
Karşılıklar (-) 30.000
-Borçlar Toplamı 185.000
Dönem Sonu Servet Değeri 1.977.000
-Gerçek Aktif 2.087.000
Aktif Toplamı 2.270.000
Amortisman (-) 183.000
-Borçlar Toplamı 110.000
1. Tasfiye Dönemi Karı 27.000

b) 2.Tasfiye Dönemi Kar- Zararı; (TL)

Dönem Başı Servet Değeri 1.977.000
Dönem Sonu Servet Değeri 2.510.000
-Gerçek Aktif 2.510.000
Aktif Toplamı 2.510.000
-Borçlar Toplamı
2. Tasfiye Dönemi Karı 533.000

Yukarıda tasfiye dönemleri itibariyle tespit edilen tasfiye kar-zarar tutarları dikkate alınarak KLM Ltd. �zti.’nin 12.08.2007-11.10.2008 tarihlerini kapsayan tasfiye dönemine ilişkin nihai kar-zarar aşağıdaki gibi tespit edilmiştir.

c) Tasfiye Dönemi Nihai Kar- Zararı; (TL)

Dönemler Kar Zarar
1. Dönem 27.000
2. Dönem 533.000
Tasfiye Karı 560.000

4- SONUÇ

Tasfiye, bir kurumun ticari faaliyetlerinin tamamen sona erdirilmesine yönelik yapılan işlemler sürecidir. Bu işlemler, kurumun mal varlığının elden çıkarılması, alacakların tahsili, borçların ödenmesi, mükellefiyetlerin yerine getirilmesi ile hissedar, yönetici, çalışanlar ve üçüncü kişilerle olan ilişkilerin tamamen sona erdirilmesi sürecini kapsar. 5520 sayılı KVK’da temel hatlarıyla tasfiyenin nasıl yapılacağına ilişkin hükümler yer almakta iken 6762 sayılı TTK’nın 434-454 maddelerinde anonim şirketlerin, 549-555 maddelerinde ise limited şirketlerin 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 81. maddesinde kooperatiflerin, tasfiyesine ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir. Belirtilen kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, tasfiye işlemleri, kurumların yetkili organlarının kararları doğrultusunda, faaliyetlerine son vererek, mevcut alacak ve borçların tayin ve tespiti, alacakların tahsili, borçların ödenmesi, tasfiye karının tespit edilerek ödenmesi gereken vergilerin doğru tespiti ile kurumun kalan varlığının pay sahiplerine hisseleri oranından dağıtılarak, tüzel kişiliklerinin sona erdirilmesinden oluşmaktadır.

Vergi kanunları açısından tasfiyeyle ilgili hususlardan özellik arz eden hususlardan bir, tasfiye döneminin tespiti, diğeri de tasfiye karının hesaplanmasıdır. 5520 sayılı KVK’nın 17/1 maddesinde tasfiye döneminin tespiti, 17/4 maddesinde de tasfiye karının hesaplanmasına ilişkin hükümler yer almaktadır.

Bu çalışmamızda, kurumlarda tasfiye dönemi ve tasfiye karının tespiti konuları, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile ilgili tebliğ hükümleri çerçevesinde ve örnekler de verilerek açıklanmaya çalışılmıştır.

KAYNAKÇA

– T.C. Yasalar, 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu , Ankara.

– T.C. Yasalar, 03.04.2007 tarih ve 26482 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 1 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği , Ankara.

– T.C. Yasalar,03.04.2986 tarih ve 19067 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 31 seri no.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği, Ankara

– T.C. Yasalar, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu , Ankara.

– T.C. Yasalar, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu , Ankara.

– T.C. Yasalar, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu , Ankara.

– Kurumlar Vergisi Kanunu Yorum ve Açıklamaları(2007), Ankara: Oluş.

– Özbalcı, Yılmaz (2004), Vergi Usul Kanunu Yorum ve Açıklamaları, Ankara: Oluş.

– Beyanname Düzenleme Kılavuzu(2009), İstanbul: Hesap Uzmanları Derneği.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*